KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/8289 E., 2011/14989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; boşanma davasında ayrı ayrı aylık 250 TL olarak hüküm altına alınan yoksulluk ve iştirak nafakalarının yetersiz kaldığını, davalının gelirinin ise önemli oranda arttığını ileri sürerek; nafakaların 1.000 er TL ye artırılmasını talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; gelir durumunun değişmediğini, sadece ölen annesi adına kayıtlı olup kendisinin çalıştırmakta olduğu işyeri ile ilgili olarak vergi mükellefi olmak amacıyla resmi makamlara başvuru yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan yoksulluk ve iştirak nafakalarının ayrı ayrı 500’er TL ye artırılmasına karar verilmiştir.
1- İştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuğun eğitim durumu ve ihtiyaçlarına göre iştirak nafakasının artırılmasıyla ilgili verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı tarafın bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile verilen hükmün ONANMASINA,
2- Yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.
Yargıtayın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/8289, K. 2011/14989, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama