KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/9995 E., 2011/17379 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkise karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre geçtiğinden dolayı reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, tarafların ortak murisleri babalarının Adana 7.noterliğinin 18/06/2002 tarih ve 11481 yevmiye nolu vasiyetnamesinin ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak iptali, olmadığı takdire tenkise karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, vasiyetmanenin açılması dosyası sırasındaki 03/02/2009 tarihli celsede, mirascı davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'ya vasiyetnamenin okunduğu ve diyeceklerinin sorulduğunu, böylece bu tarihte (03/02/2009) bu davacıların vasiyetnameyi öğrendikleri diğer mirascı davacı ...'ın ise, açılma dosyasında vasiyetnameye karşı beyan da bulunması için davetiye çıkartıldığı, davetiyenin 24/02/2009 tarihinde tebliğ edildiği,
21/05/2009 tarihinde de vasiyetnamenin açılmasına karar verildiğini, böylece yukarıda bahsi geçen bir kısım davacılar 03/02/2009 tarihinde vasiyetnameden haberdar olup öğrendiklerini davacı Yaşarın ise 24/02/2009 tarihinde vasiyetnameden haberdar olup öğrendiğini, eldeki davanın açılış tarihi olan 20/05/2010 tarihi itibariyle TMK.
559.maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delillere ve kurulan hükme göre davacılardan ... dışındaki davacılar yönünden kurulan hükümde isabetsizlik yoktur. Bu davacılar yönünden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bunlar yönünden onanmasına, davacılardan ... yönünden temyiz talebinin incelenmesinde ise, TMK.nun 559.maddesine göre iptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.
Somut olayda, hükme dayanak yapılan vasiyetnamenin açılması dosyasının içerisindeki mirasçı(davacı) ... adına çıkartılan 06/02/2009 tebligat tarihli davetiye parçasına vasiyetname eklenmemiştir. Vasiyetnamenin açılması kararı 25/05/2009 tarihde verilmiş, bu kararda hiçbir kimseye tebliğ edilmemiştir. Mirascılardan davacı ... vasiyetnameden haberdar olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı ... yönünden dava süresinde açılmış olup, davanın esasına girilerek delil toplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu davacı yönünden de yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/9995, K. 2011/17379, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama