KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/1010 E., 2012/5532 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı tarafından 02.12.1996 başlangıç tarihli sözleşmeyle kiraya verilip, kira bedellerinin tahsil edildiği ileri sürülerek, tahsil edilen kira bedellerinden davacı hissesine düşen kısımdan fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak şimdilik 3.000 TL'nin tahsil edildikleri tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece; davalının kira sözleşmesini kiraya veren ...'ın vekili olarak imzaladığı,
bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme görevli olup olmadığını davanın başında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa öncelikle görevsizlik kararı verir. Çünkü, hükmü veren mahkemenin görevsiz olması mutlak bir bozma nedenidir.
Davada; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alacak isteminde bulunulmuştur.
HUMK'nun 4/2.maddesine göre; alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise alacağın tamamı çekişmeli demektir. Alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi de dava edilen alacak miktarına göre değil alacağın tamamına göre belirlenir.Bu durumda mahkemece davacı taraftan saklı tutulan hakkın miktarı açıklattırılıp, tespit edilerek bu miktara göre öncelikle görev hususunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın husumet yönünden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/1010, K. 2012/5532, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama