İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/10195 K.2012/14444

Dava dilekçesinde 7.000 TL'nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminat…

Esas2012/10195Karar2012/14444Tarih6 Haziran 2012Okuma6 dk · 1.228 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/10195 E., 2012/14444 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.228 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde 7.000 TL'nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında yapılan harici araç satışı sözleşmesi gereği davacının davalı tarafa 7.000 TL değerinde ... plakalı aracı teslim ettiğini ve karşılığında iki tane ... plakalı ve ... plakalı araçları, 1.000 TL kapora ve her biri 500 TL değerinde meblağlı üç adet senedin davacı tarafa verildiğini, bu senetlerden iki tanesinin davalı tarafından ödenip bir tanesinin ödenmediğini, davacı tarafa verilen iki adet aracın toplam değerinin 4.500 TL olduğunu ancak davalının,

söz konusu araçların satışını davacı tarafa vermediği gibi araçları da davacının elinden aldığını, davalı tarafından davacı aleyhine açılan dava neticesinde davacıya verilen 1.000 TL kapora ile iki adet senet bedeli olan 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL'nin davacıdan tahsiline karar verilidiğini bu nedenle davalının, davacı tarafından kendisine verilen ... plakalı aracı teslim etmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, davalı aleyhine araç bedeli olan 7.000 TL'nin tahsili için icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;

taraflar arasında yapılan harici satış sözleşmesi gereğince edimini yerine getirmeyen davacı aleyhine davalı tarafından açılan davada, tüm bu hususların değerlendirilip hüküm altına alındığını, takasa konu araçlardan ... plakalı aracın davalı uhdesinde bulunmayıp kayıt malikince çektirilip teslim alındığının kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğunu;aynı taraflar arasında, aynı dava konusu hakkında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamayacağını; bu nedenle, öncelikle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini;

aksi durumda, davacının haksız olması nedeni ile davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır.

Bu nedenle dava şartları gerçekleşmeden bir davanın esası incelenemez. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır.

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Dava şartlarının dava açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddi gerekir.Taraflar arasında görülüp sonuçlanan davalı tarafından açılan ...

3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/241 esas 2010/1785 karar sayılı alacak davasında; taraflar arasında yapılan harici satış sözleşmesi gereğince davacının üzerine düşen edimini yerine getirmediğinden 26 KP 613 plakalı aracın devrinin sağlanması, mümkün olmadığı takdirde 7.000 TL satış bedelinin işleyecek faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece,taraflar arasında düzenlenen 24.03.2008 tarihli harici oto satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu,geçersiz sözleşme gereğince tarafların birbirlerinden aldıklarını haksız iktisap gereğince karşılıklı olarak aynı anda iade etmekle yükümlü oldukları, buna göre davalı tarafa satışı yapılan ... plakalı aracın 2008 yılı Kasım ayında davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve araç malikinin aracı bağlattırarak teslim aldığı daha sonra kayıt maliki tarafından üçüncü kişiye satıldığı bu nedenle söz konusu ... plakalı aracın davalı elinde bulunmadığı,

davacı tarafa takasa verilen araçlardan ... plakalı aracın da kayıt maliki tarafından trafikten çekildiği ve halen kayıt malikinin elinde bulunduğu, diğer takasa konu ... ... plakalı aracın ise davacı tarafından üçüncü kişiye satıldığı ancak davalıya teslim edilmediği anlaşıldığından davacıya verilen 1.000 TL kapora ile iki adet senet bedeli olan 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL'nin davacıdan tahsiline, bir adet senedin davalıya iadesine ve teslim edilmeyen ... plakalı aracın davalıya teslimine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.05.2011 gün ve 2011/5020-8600 E.K. sayılı ilamı ile mahkeme kararı onanmıştır. Dava konusu uyuşmazlık hakkında bir kesin hüküm bulunuyorsa, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Kesin hükmün bulunması olumsuz dava şartıdır (HUMK.md.237).Bilindiği üzere; maddi anlamda kesin hüküm, yargısal (kazai) kararlara tanınan yasal gerçeklik (hakikat) vasfıdır.

Bu vasıf yargısal (kazai) kararların gerçeğe (hakikata) uygun olarak verildiğinin kabul edilmesini zorunlu kılar. Kesin hüküm kuralı, haklı ve adil kararların korunması yanında, kişiler arasındaki çekişmelerin sonsuza dek davam etmesini önlemek, toplumun istikrar ve düzenini sağlamak, hukukun ve yargının güvenirliğini korumak amacıylada kabul edilmiştir.

Bütün yasal yollar kapandıktan ve verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı davanın tekrar yargı önüne getirilmesi, toplumda sonu gelmeyen çekişmelere, huzursuzluklara, istikrarsızlıklara, kazanılmış hakların her zaman ortadan kaldırılabileceği endişesine neden olur.Çelişkili kararların çıkmasına sebebiyet verir.

Bu itibarla, tarafları, mevzuu ve sebebi aynı olan Devletin iştiraki, hakimin tarafsız araştırması ve iradesi ile kurulan, tüm yasal yollardan geçmek suretiyle; diğer bir anlatımla şekli yönüyle de kesinleşen önceki hükmün korunmasında kamunun büyük yararı bulunmaktadır.Hukukumuzda kamu düzeninden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237. maddesinde düzenlenen kesin hüküm tarafların anlaşmaları ile ortadan kaldırılamadığı gibi, mahkemece kendiliğinden (resen) gözönünde tutulur.

Düzenlediği hak ve çıkar ilişkileri yönünden yasal gerçeklik (hakikat) sayıldığından taraflarını bağlar. (HGK. 08.12.2010 gün ve 1-602 E.-643 K.) Hemen belirtilmelidir ki, kesin hükmün amacı kişiler arasındaki uyuşmazlıkların kesin bir biçimde çözümlenmesidir. Bu amacın gerçekleşmesinde, hem kişilerin hem de Devletin yararı vardır.

Çünkü kişiler, arasındaki uyuşmazlığın kesin bir biçimde sonuçlanması için dava sırasında bütün olanaklarını kullanırlar ve dava sonucunda verilecek kararla artık, bu uyuşmazlığın sona ermesini isterler. Bu açıdan, Devletin de menfaati söz konusudur. Çünkü Devlet, mahkemelerin sınırsız bir biçimde aynı uyuşmazlık (dava) ile, sürekli ve yinelenerek meşgul edilmesini istemez. Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HUMK.nun 237’de açıklanmıştır.

Bunlar; dava konularının (müddeabihlerinin), dava nedenlerinin ve yanlarının aynı olmasıdır.Görülmekte olan menfi tespit ve istirdat davası ile daha önce görülen kira bedelinin tespiti davasının yanlarının aynı olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur.

Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Kesin hükmün üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebi, hukuki sebep olmayıp, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır.

Öyle ise; her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar (olaylar) aynı ise, diğer iki koşulunda bulunması halinde kesin hükmün bulunduğundan söz edilebilir. Buna karşılık, taraflar arasında aynı yada benzer konuda kesinleşmiş olan bir hüküm ve burada saptanan maddi olgular, daha sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklarda yukarıda açıklanan koşulların üçünün aynı anda bulunmaması nedeni ile kesin hüküm oluşturmasa bile güçlü delil oluşturabilir.

Davacı, davalı ile yaptıkları sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle, davalıya verilen 7.000 TL değerindeki ... plakalı aracın kendisine teslim edilmediğinden bahisle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; iş bu davayı açmıştır.

Oysa, davalı tarafından açılan ve kesinleşen alacak davasında, tüm bu hususların mahkemece değerlendirilip hüküm altına alındığı, takasa konu araçlardan dava konusu edilen ... plakalı aracın davalı uhdesinde bulunmayıp kayıt malikince çektirilip teslim alındığının kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit olduğu anlaşılmakla.

Bu durumda mahkemece; taraflar arasında aynı konuda kesin hüküm bulunduğu gözetilerek, aynı taraflar arasında, aynı dava konusu hakkında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamayacağından HUMK.nun 237 maddesi gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,

SONUÇ / HÜKÜM

temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/10195, K. 2012/14444, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10195
Karar No
2012/14444
Tarih
6 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/10195 K.2012/17026
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/10196 K.2012/21038
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/10196 K.2012/14057
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/10196 K.2012/14448
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/10197 K.2012/12358
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/10197 K.2012/17599

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.