KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/10625 E., 2012/16319 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 14199,64 TL alacak yönünden itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalı şirketin otomobillerine servis hizmeti verdiklerini, verdikleri hizmetin faturalarda ve cari hesaplarda detaylı olarak belirtilmesine rağmen, davalının fatura bedellerini ödemediğini, hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini, 14.199,64 TL alacak yönünden itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yasal süresinde davaya cevap vermemiş ise de,10.12.2009 tarihli celsede ki beyanında, fatura içeriği servis hizmetlerinin davalı şirket tarafından alınmadığını, cari hesapta belirtilen hizmetlerin, bir kısmını aldıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece,bilirkişi raporu esas alınarak, davacı şirketin,araç servis ve bakım,onarım hizmeti verirken mutlaka bir form düzenlemesinin gerektiği, bu formun adının araç kabul formu veya müşteri talep formu olduğunu, davacı şirketin bu formu dosyaya sunamadığı, davalı şirkete hizmetin verildiğinin ispatlanamadığı, davacının son ispat hakkı olan yemin deliline de başvurmayacağını beyan ettiği gerekçeleriyle dava rededilmiştir. Red kararı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunun 6.maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat ile yükümlüdür. 6762 Sayılı TTK 82.maddesi gereğince; ticari defterler, tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. Davacı vekili de delil listesinde ticari defterlere dayandığını belirtmiştir.
Mahkemece,davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, davalı defterleri incelenmemiştir. Ayrıca davalı vekili 10.12.2009 tarihli celsede, cari hesapta belirtilen hizmetlerin bir kısmını aldıklarını belirtmesine rağmen alınan hizmet bedelleriyle ilgili davalı vekilinin beyanı alınmamıştır.
Bu durumda mahkemece; tarafların iddia ve savunmaya yönelik tüm delilleri toplanıp, davalı vekilinin 10.12.2009 tarihli celsede alındığını kabul ettiği hizmet bedeli konusunda beyanı alınmak suretiyle, davalı defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/10625, K. 2012/16319, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama