İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/11945 K.2012/17020

Dava dilekçesinde 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi olmak üzere toplam 15.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2012/11945Karar2012/17020Tarih6 Temmuz 2012Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/11945 E., 2012/17020 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi olmak üzere toplam 15.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilinin dişlerindeki rahatsızlığın giderilmesi amacıyla 07.11.2009 tarihinde davalı şirketin işlettiği diş polikliniğine gittiğini, burada diğer davalı diş hekimi tarafından muayene edilerek sol üst çenesinde boş olan 6 numaralı diş ve yine sağ üst çenesinde boş olan 6 ve 7 numaralı dişler yerine porselen diş yapılmasının gerektiği, bunun içinde sol üst çenede 5 ve 7, sağ üst çenede de 4,5 ve 8 numaralı dişlerin kesilerek köprü yapılacağının bildirildiğini,

müvekkilinin önerilen tedavi şeklini ve tedavi bedelini kabul etmesi üzerine davalı hekimin dişlerin kesimini yaparak geçici kaplamaları taktığını, bu aşamadan sonra müvekkilinin sağ üst çenedeki kesilmiş dişlerinin ağrımaya başladığını, davalı hekimin ise bu ağrının normal olduğunu söyleyerek antibiyotik ve ağrı kesici kullanmasını istediğini, müvekkilinin önerilen ilaçları kullanmasına rağmen ağrılarının devam etmesi üzerine davalı hekimin dişlerinde sorun olmadığını, protezin takılmasından sonra bu ağrının sona ereceğini, ancak bu durumda da ağrının devam etmesi üzerine protezi sökerek gereken tedaviyi yapacağını söylediğini,

15.11.2009 günü protezin müvekkilin dişlerine geçici yapıştırıcı kullanarak takıldığını, bu işlemden sonra ağrılarının daha dayanılmaz hale gelmesi üzerine müvekkilinin 19.11.2009 tarihinde polikliniğe gittiğini, muayene sonucunda davalı hekimin protezin bir günde sökülüp takılamayacağını belirterek bayramdan sonra gelinmesini istediğini, bu nedenle müvekkilinin 10 gün daha ağrı çekmek sureti ile randevu gününü beklediğini, 01.12.2009 günü babası ile birlikte polikliniğe giden

müvekkiline davalı hekimin anestezi uygulayarak sağ üst çenedeki protezi sökmeye çalıştığını, bu sırada müvekkilinin 8 numaralı dişinin de protezle birlikte söküldüğünü, bu nedenle müvekkilinin anesteziye rağmen büyük bir acı hissettiğini, gelişen bu olay üzerine davalı hekimin sökülen 8 numaralı dişinin yerine implant yapacağını belirttiğini, ancak davalı hekim ve davalı şirketin bu taahhüdünü yerine getirmekten kaçındıklarını, bu nedenlerle tedavide hata yapan ve yine hatalı yapılan protezin sökümü sırasında meslek ve sanatta acemilik sureti ile canlı dişi söken davalıların müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattıklarını ileri sürerek;

ödenmiş olan 1.000 TL tedavi bedeli ve yapılacak tedavinin bedeli olan 4.000 olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekili; davacının, müvekkili hekim tarafından yapılan muayenesinde sağ üst çenesindeki 8 numaralı dişte periodontal problem bulunduğunun belirlendiğini, bu nedenle davacıya uygulanabilecek tedavi şekilleri olan implant uygulaması,

hareketli protez ya da kron köprü protezi seçenekleri hakkında ayrıntılı bilgi verildiğini, özellikle kron köprü protezi yapılması halinde 8 numaralı dişteki periodontal problemden dolayı protezin uzun ömürlü olmayabileceği ve dişin üzerine gelecek çiğneme kuvveti ile ağrısının olabileceği, bu durumda protezin sökülebileceği ve bu işlem sırasında 8 numaralı dişin yerinden çıkabileceğinin izah edildiğini, ancak davacının yaşının genç olması ve düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle kron köprü protezi tedavisinin yapılmasını istediğini, bu nedenle bu bölgeye sabit protez uygulamasının yapıldığını,

bilahare davacı ağrı nedeniyle başvurunca geçici olarak yapıştırılan protezin söküldüğünü ancak sökme işlemi sırasında 8 numaralı dişin yerinden çıktığını, davacının bu olay nedeniyle müvekkillerinden bedelsiz implant uygulaması yapılmasını talep ettiğini, müvekkillerinin ise bu teklifi kusurlarının bulunmaması nedeniyle reddettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, zira davacıya protez dışında apse tedavisi, dolgu, diş taşı temizliği ve kanal tedavisinin de uygulandığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davacıya uygulanan tedavi şeklinin, bu durumdaki her hasta için uygulanabilir bir tedavi olduğu, uygulanacak her tedavinin avantaj ve dezavantajları ile tedavi sırasında oluşabilecek komplikasyonlarının bulunduğu, bu tedavi şeklinde de olası bir komplikasyonun geliştiği, 8 numaralı dişin fazla sorunu olan bir diş olmasına rağmen, son diş olması, hastanın sabit restorasyon ihtiyacının olması ve hastanın daha hızlı, daha ekonomik ve konforlu protezlere kavuşması için destek olarak kullanılması yönündeki davalı hekimin tercihinin doğru olduğu,

bu nedenle diş tedavisi ile ilgili gelişen komplikasyonlarda davalı hekime atfı kabil bir kusur bulunmadığını bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere bir davada maddi olguları ileri sürüp kanıtlamak taraflara, buna uygun olarak da uygulanacak yasa maddelerini bulmak, olayın hukuki nitelendirmesini yapmak ve uygulamak görevi hâkime aittir (HUMK 76.md.).

Davaya dayanak yapılan maddi olgu, gerekli tedavi yapılmak suretiyle dişlerin gerçek işlevine kavuşturulmasıdır. Varılmak istenilen sonucun ve buna dayalı olguların hukuki nitelendirilmesi yapıldığında ise, yanlar arasında BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu açıklıkla ortadadır.

Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir.

Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, BK.nun 356/1 maddesi ve işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınma anlamını taşır.

Buna göre somut olayda işi yüklenen davalı hekimin, davacı üzerinde kararlaştırılan edimleri ifa ederken, yani tıbbi faaliyette bulunurken mesleğinin tüm koşullarını yerine getirmesi ve tıp biliminin kurallarını eksiksiz yerine getirmesi davacının edim menfaatinin gereği olup, aksi durumun gerçekleşmesi davalı doktorun kusurlu olduğunu göstereceği gibi BK.nun 96.md. gereği oluşan zarardan sorumluluğunu da gerektirmektedir.

Buradan mevcut kanıtlar çerçevesinde olayın değerlendirilmesine gelince; yukarıda değinildiği gibi uyuşmazlığın esasını oluşturan diş protezi yapılmadan önce davacının dişlerinin röntgeni çekilmiş, davacının dişlerine uygulanacak tedavi ve bu arada tedavinin uygulanması sırasında oluşabilecek komplikasyonlar belirlenmiş bulunmaktadır.

Davalı hekim, tedavi sırasında önceden öngördüğü komplikasyonun gerçekleştiğini ancak davacının isteği doğrultusunda bu tedavinin uygulandığını savunmuş ise de, görüşmelerin içeriğini ve davacının tedaviye onayını içeren hasta kayıt formunu sunamamıştır. Kaldı ki bu belgeler sunulmuş olsaydı bile içerdiği komplikasyonlara rağmen tedavinin uygulanmış olması, sadakat borcuna aykırı davranıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.

Buna ilaveten, tercih edilen tedavi nedeniyle davacının acı ve ızdırabının uzadığı, bu acı ve ızdırabın giderilmesi için yapılan işlem ile de davacının canlı dişinin sökülerek yeni bir zarara yol açıldığı da ortadadır. Nitekim davacının şikâyeti üzerine davalı hekim hakkında soruşturma başlatan ...

Diş Hekimleri Odası 02.06.2010 gün ve 2010/14 sayılı Disiplin Kurulu kararı ile davalı hekimin, periodontal sorunlara sahip bir dişi, hastanın isteği doğrultusunda ayak olarak kullanmasının bir insiyatif eksikliği olduğunu, bu nedenle davalı hekimin “mesleğini kusurlu uygulamak” eylemini gerçekleştirdiğini belirleyerek kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.Şu halde davacıya yapılan diş tedavisinde kararlaştırılan sonuca ulaşılamamasında davalı hekimin kusuru ve diğer davalı şirketin de istihdam eden sıfatıyla sorumluluğu sabittir.

Davacı, davalı hekimin kusurlu davranışıyla istediği sonuca ulaşamamış, bu suretle BK.nun 98/2 maddesinin yollaması suretiyle olayda uygulanması gereken 47.maddeye aykırı şekilde cismani zarara uğratılmıştır.Bundan ayrı, davalıların kusurlu davranışıyla istediği sonuca ulaşamamasına rağmen tedavi bedelini ödemek zorunda kalan davacının, maddi zarara da uğratıldığı açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan duruma göre, mahkemece; eserin kısmen kabul edilmiş olduğu gözetilerek bilirkişi marifetiyle tenzili gereken bedelin saptanması, davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarı bu şekilde belirlendikten sonra davacının çektiği ızdırap durumu da gözetilerek manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak istemin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/11945, K. 2012/17020, 6 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/11945
Karar No
2012/17020
Tarih
6 Temmuz 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/11946 K.2012/15122
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/11947 K.2012/15123
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/11948 K.2012/15124
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/11949 K.2012/15125
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/11949 K.2012/16562
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/11950 K.2012/15126

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.