KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/12443 E., 2012/18365 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalının ortak çocuklarının ihtiyaçlarının artması nedeniyle 1998 doğumlu olan için 250,00 TL olan iştirak nafakasının 1000,00 TL, 2000 doğumlu olan için ise 250,00 TL olan iştirak nafakasının 500,00 TL olarak belirlenmesini talep etmiştir.Davalı vekili karşılık dava dilekçesinde ise 250’şer TL olan iştirak nafakasının 125,00’er TL’ye indirilmesi istenilmiştir.Mahkemece, asıl ve karşılık davaların ayrı ayrı reddi cihetine gidilmiş,
verilen karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara; kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı (karşı davacının) temyiz itirazları yerinde değildir.Davacı-karşılık davalının temyiz itirazları yönünden;Taraflar arasında görülen boşanma davası sonucunda ortak çocukların velayetinin davacı anneye bırakılmış, davalının ise çocuklar için 250,00’şer TL iştirak nafakası ödemesine karar verilmiştir.Dava, iştirak nafakasının artırımlısı istemine ilişkindir.
Karşılık dava ise, iştirak nafakasının azaltılması isteminden ibarettir. TMK. 328/1. maddesi gereğince anne ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.182/2).Davacı annenin Belediye memuru olup aylık 1000,00 TL aldığı, babanın ise öğrenci taşıma işi yaptığı ve aylık gelirinin 1500,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Ortak çocukların ise öğrenci oldukları ve ilk nafaka tesisine ilişkin dava tarihinden itibaren bir yılı aşan bir sürede ihtiyaçlarının arttığı anlaşılmıştır.Bu durumda, mahkemece, ortak çocukların ihtiyaçlarında meydana gelen artış ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında, nafakanın TMK’nun 4. maddesi gereğince hakkaniyete uygun bir miktarda artırılması gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/12443, K. 2012/18365, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama