İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/13221 K.2012/18863

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7,100 TL(ıslah ile 29,880 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 3,914 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili…

Esas2012/13221Karar2012/18863Tarih17 Eylül 2012Okuma6 dk · 1.139 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/13221 E., 2012/18863 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Eylül 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.139 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7,100 TL(ıslah ile 29,880 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 3,914 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalı belediyeye devredilen ...

Belediyesinin arsa satışı için açtığı ihaleye katılarak davaya konu 506 ada 3 parsel sayılı taşınmazı 4.022 TL bedel karşılığında satın aldığını, ancak ihale bedelinin müvekkili tarafından ödenilmesine rağmen davalı belediyenin taşınmazın mülkiyetini nakletmekten kaçındığını, bilahare davaya konu taşınmazın dava dışı hazineye ait olduğunun anlaşılması üzerine davalı ... encümeninin ihalenin iptaline karar verdiğini, sonradan gelişen bu durum nedeniyle müvekkilinin ödediği ihale bedelinin iadesi için başvurduğu davalı belediyenin yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek;

davaya konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.100 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 29.12.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 29.880 TL ye yükseltmiştir.Davalı vekili;

davaya konu taşınmazın ihale tarihinde davalı ... adına kayıtlı olmadığını, buna göre ifa edilecek edim (taşınmaz) mevcut olmadığından yerine tazminat talep edilemeyeceğini, ayrıca ihale şartnamesinde tapu devrinin yapılamaması halinde iştirakçinin teminatının ve taksitlerinin faizsiz olarak iade edileceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle davacı tarafın ancak ödemiş bulunduğu 3.914 TL yi talep edebileceğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece “Davacının tüzel kişiliği bulunan davalı kurum tarafından yapılan ihale sonunda davaya konu arsayı sözleşme şartlarına uygun olarak satın aldığı,

ancak söz konusu taşınmazın o tarihte davalı adına kayıtlı olmadığı, adına kayıtlı olmayan taşınmazın ihale usulü satılmasının yasa hükümlerine aykırı olması karşısında ihalenin 2006 yılında iptal edildiği, davacının sözleşme hükümleri doğrultusunda 3.914,00 TL.’lik miktarı ödediğini kanıtladığı, hukuka aykırı satım işlemi nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapmış olduğu ödemeyi talep etme hakkının bulunduğu,

şartnamenin 20. maddesinde, taksit ödemesinden sonra iki aylık süre içerisinde tapunun devredilmemiş olması halinde ödenen bedellerin faizsiz olarak iadesi ön görüldüğünden son ödeme tarihi olan 27/01/2004 tarihine göre temerrüt tarihinin 27/03/2004 tarihi olduğu, hukuken geçersiz olan satış sözleşmesi nedeniyle davacının davalı adına kayıtlı olmayan ve tapu kayıtlarında yer almayan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerini talep etmesinin doğru olmadığı,

denkleştirici adalet ilkeleri veya taşınmazın dava tarihindeki kaim değerine hükmedilmesi için ortada hukuken ve fiilen geçerli bir taşınmazın mevcut olup, satış işleminin de hukuka uygun olması gerektiği, bu doğrultuda davacının 27/01/2004 tarihine kadar 3.914,00 TL.’lik yapmış olduğu ödeme miktarını talep edebileceği, şartnamenin 20. maddesine göre temerrüt tarihinin 2 ay sonrası olan 27/03/2004 tarihi olması nedeniyle bu tarihten itibaren faiz uygulanması gerektiği” görüşü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden;

davalı belediyenin bir kısım ada, parsel, m², muhammen bedeli ve geçici teminat tutarı yazılı parselleri 2886 sayılı Kanunun 45. maddesine göre ihale ile satışa çıkardığı, davacının da davalı belediyenin imar uygulaması sonucu oluşan 506 ada 3 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 22.01.2002 tarihinde yapılan satış ihalesine katıldığı ve ihalenin uhdesinde kalması üzerine ihale bedeli olan 4.000 TL nin 3.914 TL lik bölümünü 27.01.2004 tarihine kadar taksitler halinde davalı belediyeye ödediği, ancak davacıya satışı yapılan parselin mülkiyetinin dava dışı hazineye ait olması nedeniyle tapu devrinin yapılamadığı,

bunun üzerine davalı ... encümeninin davacının da içinde bulunduğu bir kısım ada ve parselleri alan kişilere ait tapu kayıtlarında bu şekilde ada ve parsellerin olmamasını gerekçe göstererek 23.05.2006 günlü kararıyla bu ada ve parsellere ilişkin ihalelerin iptaline karar verdiği, davacının encümen kararının iptaline ilişkin olarak ... 2. İdare Mahkemesinde açtığı davasının reddedilmesinden sonra açtığı bu dava ile talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yanlar arasındaki uyuşmazlığın, davalı Belediyenin dava dışı Hazineye ait parseli haricen davacıya satmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı sabittir. Yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak resmi merciler önünde yapılmış bir satış sözleşmesi olmadığından yapılan taşınmaz satış işlemi TMK. nun 706, BK.nun 213, Tapu Kanunun 26. maddesi hükmüne göre geçersizdir. Bu nedenle taraflar ancak verdiklerini isteyebilir.

Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme kurallarına uygun çözümlenmesi ve tasfiye edilmesi gerekir. Hukuken geçersiz sözleşmeden kaynaklanan bu nitelikteki bir uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme kurallarına göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi için öncelikle sebepsiz zenginleşmenin kapsamını tespitteki ilke ve esasların açıklanmasında yarar görülmüştür.

Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır.

Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder.Bilindiği gibi ülkemizde yaşanan enflasyon uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyretmiş ve paramızın değeri (alım gücü) de bununla ters orantılı olarak devamlı düşmüştür.

Belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir.Bugüne kadar uygulanan kurallara göre geçersiz sözleşme gereğince alıcının akit tarihinde verdiği paranın aynı miktarda iadesine karar verilmesi, gerçek hayatta büyük sarsıntılara, tutarsızlıklara, adalete karşı var olması gereken güvenin sarsılmasına neden olmuş, kamu vicdanında haklı eleştiri konusu yapılmıştır.

Hukuk kuralları, gerçek hayata uygun olduğu, toplumun adalet ihtiyacına -cevap verebildiği sürece hayatiyetini devam ettirip saygınlık sağlar ve hukuk kuralı olma özelliğini korur. O nedenle hukuk kuralları, görevli organlarca değiştirilince bu konuda yeni düzenlemeler yapılıncaya kadar zedelenmeden gerçek hayata uygun olarak yorumlanıp uygulanmalıdırlar. Bu görevin ise yargıya ait olduğunda duraksamaya yer yoktur.

Nitekim gerek Yargıtay kararlarında ve gerekse öğretide bu görüşe paralel düşünceler bulunmaktadır. Bu düşüncelerin isimleri farklı ise de varılmak istenen sonuç aynıdır.

Şu durumda hukuken geçersiz sözleşmeler, sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Bu husus hakkaniyetin ve adaletin bir gereğidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye, karar verilmesi uygun olacaktır.

Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak, iade borçlularının iadede direnmelerine neden olacaktır. Ancak burada denkleştirme yapılırken, iade alacaklısının geçersiz sözleşmenin ifa edilmeyeceğini öğrendiği tarihe dikkat edilmelidir.

Zira geçersiz sözleşmenin artık ifa edilmeyeceğini bile bile haksız zenginleşmenin iadesini istemeyen alacaklı, zararının artmasına kendisi sebep olacağından bu artan zararını iade borçlusundan istemelidir.Hal böyle olunca mahkemece; ifanın her iki taraf içinde imkânsız hale geldiği tarih olan idare mahkemesinin kararının kesinleştiği tarihin tespit edilmesi,

ondan sonra davacının taksitler halinde davalıya ödediği 3.914 TL nin ifanın imkânsız hale geldiği tarihte ulaşacağı alım gücünün değerinin ne olabileceğinin az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ışığında ve gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan nedenleri açıklayıcı, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle belirlenmesi ve hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek,

SONUÇ / HÜKÜM

yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı tarafa iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/13221, K. 2012/18863, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13221
Karar No
2012/18863
Tarih
17 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/13221 K.2012/28239
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/13222 K.2012/18125
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/13222 K.2012/18327
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/13223 K.2012/18659
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/13223 K.2012/18882
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/13224 K.2012/15956

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.