KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/13663 E., 2012/18649 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; boşanma davasında tarafların karşılıklı talebi olmadığından nafakaya hükmedilmediği ancak boşanma davasından sonra müvekkilinin ekonomik olarak zor duruma düştüğü iddiasıyla davacı kadın lehine 200 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuk lehine 300 TL iştirak nafakası bağlanmasını talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 200 TL yoksulluk, 200 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nun 175.maddesine göre;
''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''Somut olayda, davacının, geçici işlerde çalıştığı düzenli bir gelirinin olmadığı, kirada oturup 250 TL kira bedeli ödediği, biri nafaka alacaklısı olup ilköğretim öğrencisi olan diğeri asgari ücretle garsonluk yapan 2 çocuğuyla birlikte yaşadığı, davalının ise ...
Piliçte paketleme bölümünde çalıştığı, aylık 599,22 TL geliri olduğu, kirada oturup 250 TL kira ödediği, evli olup eşinin ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim nazara alındığında takdir edilen yoksulluk ve iştirak nafakalarının miktarları yüksek olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamış hüküm bu haliyle bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/13663, K. 2012/18649, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama