KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/13761 E., 2012/18744 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacı kadın eşinin açtığı boşanma davasının reddedildiğini halen ayrı yaşadıklarını söyleyerek kendisi için aylık 500 TL, müşterek küçük çocuk için aylık 500 TL tedbir nafakasının davalı taraftan tahsilini talep ve dava edilmiştir.Davalı taraf, ayrı yaşamada kusurlu tarafın davacı olduğunu, maddi durumunun kötü olması nedeniyle nafakayı ödeyemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, müşterek çocuk yönünden davanın kabulü ile aylık 220 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş,
davacı kadın yönünden ise; davalı koca tarafından bu davadan önce açılan boşanma davasının reddedildiği, ayrı yaşamda haklılık için reddedilen bu boşanma davasının yeterli olamayacağı başka delillerle davacının ayrı yaşamda haklılığı ispat etmesi gerektiği ayrı yaşamda haklılık olgusu ispat edilmediği gerekçesiyle davacı kadın yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.MK.197 ve devamı maddelerine göre davacı eş kadın için tedbir nafakasına hükmolunabilmesi için ayrı yaşamda haklılık olgusunun ispat edilmesi gerekir.
Somut olayda, eldeki dava reddedilen boşanma davasından sonra açılmıştır. Davalı kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş olmakla davalı (koca) kusurlu duruma düşmüş olup, bu durumda evlilik birliğini kurma görevi davalıya (kocaya) düşer. Davalı tarafından reddedilen boşanma davasından sonra barışma girişiminde bulunulmamış, evlilik birliği kurulmaya çalışılmamış, davacı kadın bu nedenle ayrı yaşamakta haklıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/13761, K. 2012/18744, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama