KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/13997 E., 2012/19302 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 4985 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ve inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, taraflar arasında otomobil satışı konusunda satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, sözleşme gereği davacı tarafından davalının hesabına 4.985 TL EFT olarak intikal ettirildiği, buna rağmen davalının aracı teslim etmeyip, bedeli de iade etmediği, bu nedenle bedelin iadesi amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsili talep edilmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi,
iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.Tebligat Kanununun 35. maddesine göre.
Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.Somut olayda, davalıya gönderilen duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulüne uygun tebliğ edilmiş, 2.celse dosya işlemden kaldırılmış, davalıya gönderilen yenileme dilekçesi ile yeni duruşma gün ve saatini bildirir davetiye davalının gösterilen adresten ayrıldığı yeni adresinin bilinmediği gerekçesiyle mahkemeye iade edilmiş,
bunun üzerine mahkemece davalının ilk adresine daha evvel tebligat yapıldığından bu adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasına karar verilmiştir.Oysa, mahkemece yapılacak iş yukarıda anılan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre öncelikle davalının adres kayıt sistemindeki adresini tespit etmek olmalıdır. Şayet davalı yeni adresini bildirmez, adres kayıt sisteminde de yeni adresi tespit edilemezse 35. maddeye göre eski adrese tebligat yapmalıdır.
Hal böyle olunca, davalıya Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'ndeki ilkeler gözetilerek dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, kendisine savunma yapabilme olanağının tanınması ve ardından iddia ve savunma çerçevesinde işin esası incelenip, sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, Tebligat Yasasının ve Tüzüğünün buyurucu hükümlerine uygun bir tebligat yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/13997, K. 2012/19302, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama