KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/14072 E., 2012/20221 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, yol kenarından sızan suların boru döşenmek suretiyle havuzda toplandığı ancak davalı tarafından yapılan kazı ile suyun kesildiği ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir.Mahkemece, nizalı suyun kaynağının 1689 parsel olduğu ve malikinin dava dışı kişi olduğu, irtifak hakkı tesisi bulunmadığı,
mahkemece suyun malikinin hakları önüne geçilerek taraflardan birinin lehine hüküm verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Kural olarak genel sularda kadim ve öncelik hakları ihlal edilmemek kaydıyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Davacı da, öncelik hakkı bulunduğunu ileri sürmektedir.Mahkemece, fen-inşaat mühendisi-ziraat mühendisi ile birlikte mahallinde keşif yapılmış, sonucunda dava konusu suyun davanın taraflarına ait olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olup suyun niteliği ve debisi yönünde bir inceleme ve araştırma bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgilerden, davacının sızıntı suları daha önceden aldığı (öncelik hakkı bulunduğu) ileri sürülmektedir. Mahkemece yapılacak iş, davalının eylemi ile davacının suyunun etkilenip etkilenmediğini belirlemektir.
Tarafların borular ile aldıkları suların kaynakları belirlenerek nitelik ve debileri davacının suyunu ne derecede etkilediği, suya olan ihtiyaçları ile başka kaynakları bulunup bulunmadığı su davalarında uzmanlaşmış jeolog (veya hidrolog) bilirkişilerden yararlanılmak suretiyle araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, eksik inceleme ile (mülkiyet davası gibi nitelendirilerek) davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/14072, K. 2012/20221, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama