KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/14195 E., 2012/21547 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 292.500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalının dava konusu taşınmaza kayyum olarak atandığını, taşınmazın davacı ...
İdaresine taviz bedeli ödenmek suretiyle davalı tarafından satıldığını, ancak 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17.maddesi gereiğnce, "Vakıf taşınmazlarının mutasarıf ya da maliklerinin mirasçı bırakmadan ölmeleri durumunda taşınmazın vakıf adına tescilinin gerektiğini, ancak taşınmaz satıldığı için vakıf hakkının bedele dönüştüğünü", beyan ederek taviz bedeli mahsup edildikten sonra bakiye 292.500 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı savunmasında, taviz bedeli ödenerek taşınmazın vakıf ile ilgisinin kesildiğini, bu nedenle bakiye bedelin vakfına değil hazineye ödenmesi gerektiğini,
diğer yandan vakfa rücu edilebilmesi için taşınmazın icareteynli ya da mukataalı vakıflardan olması gerektiği, bu nedenle de vakfın niteliğinin belirlenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, taşınmaz maliklerinin ölü olup olmadıkları, mirasçılarının bulunup bulunmadığı belli olmadığı gibi, gaipliklerine de karar verilmemiş olduğu, bu nedenle de, somut olayda 5737 sayılı kanunun uygulama yerinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17.maddesi gereğince “Tasarruf edenlerin veya maliklerinin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk ya da mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde, icareteynli ya da mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakıf adına tescil edilir."Dosyanın incelenmesinden, davalı defterdarın dava konusu taşınmaza kayyum olarak atandığı,
kayyum kararına ilişkin dosyada; yaptırılan emniyet araştırmasında, tapu maliklerinin çevrede tanınmadığı, hayatta olup olmadıklarının tespit edilemediği gibi, mirasçılarının da bulunamadığı bildirilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, tapu maliklerinin ölü ya da gaip olduklarına ilişkin bir kesinlik yoktur.
Öyle ise mahkemece, bu ilkeler gereğince, tapu maliklerinin ölü yada gaip olup olmadıklarının araştırılarak, kesin olarak belirlenmesinden sonra, eğer ölü yada gaip iseler, 5737 sayılı kanunun 17.maddesi gereği vakfın niteliğinin belirlenip, mukataalı ya da icareteynli olduğunun saptanması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/14195, K. 2012/21547, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama