KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/14969 E., 2012/19542 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandığını, müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiğini, çocuk için aylık 100,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, kararda çocuğun eğitim, sağlık ve diğer giderlerini de davalı babanın karşılayacağının hükme bağlandığını ancak davalının yalnızca 100,00 TL iştirak nafakasını ödediğini, diğer giderleri karşılamadığını belirterek;
çocuğun eğitim ve sağlık harcamaları ile yaşı nazara alınarak nafakanın 500,00 TL yükletilmesini ve her yıl enflasyon oranında artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek, 100,00 TL artırımla nafaka aylık 200,00 TL olarak belirlenmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; iştirak nafakasının artırılması talebine ilişkindir. Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 25.03.2010 tarihinde anlaşmalı boşandıkları, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verildiği, boşanma ilamının 4. maddesinde davalı babanın iştirak nafakası dışında çocuğun eğitim, sağlık ve diğer giderlerini de karşılayacağının hükme bağlandığı,
eğitim, sağlık ve diğer giderler ifadesinin net olmaması ve infazda tereddütlere neden olması sebebiyle davacının bu giderleri de kapsayacak şekilde artırım talep ettiği anlaşılmaktadır.Buna göre tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, aradan geçen zaman, çocuğun artan ihtiyaçları, paranın satın alma gücündeki azalma ve artırımın eğitim, sağlık ve diğer giderleri de kapsayacak nitelikte olması gerektiği gözönüne alındığında hükmedilen artırım miktarı az olup, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiştir.
Bu itibarla davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/14969, K. 2012/19542, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama