KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/15306 E., 2012/20469 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalıya ödenen 200 TL yoksulluk nafakası ile müşterek çocuk ...’ye ödenen 200 TL iştirak nafakasının reşit olmakla kaldırılması istenmiştir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.TMK 176/3.maddesine göre.
“İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.YHGK.nun 07.10.1998 gün ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “Asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir".
(HGK. 26.12.2001 gün, 2011/2-1158-1185 sayılı ve 01.05.2002 gün, 2002/2-397-339 sayılı kararı)
Somut olayda; davacının emekli olup, 800 TL geliri olduğu, davalının ise geçici işte asgari ücretle çalıştığı tesbit edilmişse de, bu durum davalının yoksulluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, davalının asgari ücret tutarında geliri bulunduğundan bahisle, yoksulluk nafakasının tümüyle kaldırılmış olması doğru değildir. Ne var ki, çoğun içinde azında bulunduğu gözetildiğinde, yoksulluk nafakası tümüyle kaldırılmayıp, hakkaniyet ölçüsünde indirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/15306, K. 2012/20469, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama