KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/158 E., 2012/5506 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; davacı ... için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/153 esas ve 2005/67 karar sayılı kararı ile aylık 200 TL tedbir nafakasına, davacı ...'ün kendisine vasi olarak atandığı öz kızı ... için de ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/36-75 E.K. sayılı kararı aylık 125 TL yardım nafakasına hükmedildiğini ancak hükmedilen nafakaların geçen zaman içerisinde ihtiyaçların artması nedeniyle yetmediğini belirterek davacı ... için hükmedilen 200 TL tedbir nafakasının aylık 500 TL'ye, ... için hükmedilen 125 TL yardım nafakasının da aylık 400 TL'ye çıkarılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı aleyhine boşanma davası açıldığını belirterek davaların birleştirilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacı tarafından açılan işbu dava ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/122 esas sayılı dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan her iki dosyanın nafaka davasının esasını etkileyecek olan ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/122 esas sayılı boşanma dosyası üzerinden devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın, taraflar arasındaki boşanma davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Ayrı yerlerde açılan davaların; davacı ... yönünden, evlilik birliğinin korunması (Md.195-201) hükümlerine dayalı olarak TMK. nun 197. maddesine göre açılan tedbir nafakası davası ve diğer davacı ... yönünden TMK nun 364. maddesine göre açılan yardım nafakası ile davalı tarafından boşanma hükümlerine dayalı olarak açılan boşanma davasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında boşanma davası olsun yahut olmasın eşler evlilik birliğinin ayrı dava ile korunmasını isteyebilir ve MK. md.201 uyarınca nafaka isteyen eş yerleşim yerinde açtığı dava ile tedbir alınmasını; nafaka verilmesini isteyebilir. Tedbir isteğinin boşanma davasında istenilmesini zorunlu kılan bir hüküm yasada yer almamaktadır.
Kaldı ki tedbir nafakası ile yardım nafakası davası, boşanma davası ile aynı sebepten doğmadığı için biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunmamaktadır. Ayrıca, 4721 sayılı TMK'nun 365/6.maddesine göre yardım nafakasına dair davalarda yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Buna göre davacılar isterlerse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterlerse HUMK'nun 9. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinde dava açabilecektir.O halde mahkemece, birleştirme talebinin reddi ile taraf delilleri toplanarak sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davaların birleştirilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/158, K. 2012/5506, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama