KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/15917 E., 2012/21393 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların 2008 yılında boşandıklarını, ... Aile Mahkemesinin 2008/40 E. ve 2008/548 K. sayılı ilamıyla davacı lehine hükmolunan 300 TL yoksulluk nafakasının 750 TL'ye artırılmasını istemiştir.
Davalı, yoksulluk nafakasına ilişkin kararın 18.11.2010 tarihinde kesinleştiğini, bu davanın ise kararın kesinleşmesinden hemen sonra 23.12.2010 tarihinde açıldığını, nafakanın artırımı gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yoksulluk nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.TMK'nun 176/4.maddesi “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” hükmünü amirdir.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre,
iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Artırım davasında gözönünde tutulacak husus; geçen süreçte tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişikliğin önceki kurulan dengeyi bozup bozmadığıdır.
Bu nedenle mahkeme, nafaka alacaklarının ihtiyaçlarını karşılayacak nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyet ölçüsünde nafaka artırılmalıdır.Somut olayda; ...
Aile Mahkemesi'nde görülen boşanma davasında 20.06.2008 tarihinde verilen hükümle beraber dava tarihinden itibaren 400 TL tedbir nafakasına, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği anlaşıldığına göre; önceki nafakanın takdir edildiği tarih (20.06.2008) ile bu davanın açıldığı tarih arasında geçen süre, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/15917, K. 2012/21393, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama