KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/16754 E., 2012/22047 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların 28.02.2006 karar sayılı ilamıyla boşandıklarını, boşanma ilamıyla müşterek çocuk lehine aylık 150 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini beyan ederek, çocuk lehine hükmedilen nafakanın 500 TL'ye artırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı, ortağı olduğu sebze şirketinin tasfiye halinde olduğunu, 25.000 TL vergi borcu bulunduğunu, kendisinin asgari ücretle çalıştığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davanın kısmen kabulune karar verilerek,
müşterek çocuğa bağlanan iştirak nafakasının 400 TL'ye artırılması yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.İştirak nafakası, çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana babanın mali durumuna göre takdir edilir.Somut olayda; davacı annenin iş bulduğunda gündelikçi olarak çalıştığı, 500-600 TL civarında kazancının olduğu, aylık 300 TL kira parası ödediği; davalının ise sebze halinde asgari ücretle çalıştığı, eski işyerinin tasfiye edildiği, yeniden evlendiği bu evliliğinden 3 yaşında bir çocuğunun olduğu,
kira vermediği anlaşılmıştır.Taraflar 28.02.2006 tarihli ve 04.01.2007'de kesinleşen boşanma ilamıyla boşanmışlar ve müşterek çocuğa aylık 150 TL iştirak nafakası bağlanmıştır. İş bu dava.
05.11.2010 tarihinde açılmıştır.Müşterek erkek çocuğun 10 yaşında ilköğretim öğrencisi olduğu, köyde yaşadığı ve köy okuluna gittiği anlaşılmaktadır.Buna göre; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, davalının işlerinin bozulması, çocuğun köyde yaşayıp eğitimine burada devam etmesi, iştirak nafakasının niteliği, özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.
Mahkemece, endekse göre uygun bir miktarda nafaka artışına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/16754, K. 2012/22047, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama