KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/1728 E., 2012/8001 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde davacı sitenin önceki yönetim kurulu üyesi ve denetçisi olan davalılar uhtesinde siteye ait 45.019,00 TL para kaldığı ileri sürülerek, tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davacı site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle davanın sıfat yokluğundan reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu site yönetiminden kaynaklanan alacağa ilişkin olup, mevcut sitenin 2005-2006 ve 2006 – 2007 döneminde yönetici ve denetici sıfatıyla görev yapan davalıların uhtesinde siteye ait 45.019 TL para kaldığı ileri sürülerek tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığı,
dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın sıfat yönünde reddine karar verilmiş ise de, mevcut yerde 5711 sayılı Yasa ile değişik Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca henüz toplu yapı yönetimine geçilmediğinden KMK hükümlerini uygulama olanağı yoktur. Ancak, bu tür uyuşmazlıklarda taraf olabilme ehliyeti bakımından doğan yasal boşluğun doldurulmaması da uyuşmazlıkları çözümsüzlüğe terketme sonucunu doğurmaktadır.
Bu nedenle tüm kat maliklerini bağlayıcı sözleşme niteliğinde olan yönetim planının esas alınarak yasal boşluğun doldurulması gerekmektedir. Dava konusu yere ait Yönetim Planının 23.maddesinde yöneticinin 634 sayılı Kanunda yazılı bilcümle işleri görmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, yönetim planında öngörülen görevlerin yapılması konusunda yönetim kurulunun tüm kat maliklerini temsil edebileceği ve dava açabileceği kabul edilmelidir.
Keza, Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2000 tarih ve 2000/13 – 1314 E. ve 2000/1606 K. sayılı kararında da yönetim planından çıkacak uyuşmazlıklarda toplu ve blok yönetimlerinin aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir.O halde, mahkemece uyuşmazlığın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/1728, K. 2012/8001, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama