KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/17662 E., 2012/22496 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; 2009 yılında boşanma davasıyla birlikte davacı için 200 TL yoksulluk, müşterek çocuk için 200Tl iştirak nafakasına hükmedildiğini, işsiz olduğunu, nafakaları ödeyemediğini, nafaka borçlarını ödeyememesi nedeniyle hapis cezası aldığını, bu nedenlerle iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında,yoksulluk nafakasına hükmedildiği tarih ile şimdiki davanın açıldığı tarih arasında davalının gelir düzeyinde bir değişiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davacının ekonomik gelirinin ve menkul ve gayrimenkul varlığının bulunmadığı gerekçe gösterilerek iştirak ve yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, boşanma davasıyla hükmolunun yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilebilmesi icin, boşanma tarihindeki davalının mameleki ve gelir durumu ile, bu dava tarihindeki durumu arasında bir fark (artış) olması, davalının mamelekinde sonradan bir farklılığın(artışın) meydana geldiğinin iddia ve ispat edilmis olması gerekir. Dosya kapsamına göre, davacı tarafından boşanma davasından sonra davalının gelir durumunda bir değişiklik, artma olduğu ispatlanamamıştır. O halde davalının ekonomik durumunda boşanma davasından sonra artış olduğu kanıtlanmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
TMK'nın 327.maddesinde ”Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne baba tarafından karşılanır”, 330.maddesinde “nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve özellikle ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir”, 182/2.maddesinde “velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu”, 331.maddesinde ise “durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” hükümleri yer almaktadır.
Müşterek çocuğa iştirak nafakasının bağlandığı boşanma davasında da davacının işsiz olduğu dolayısıyla, davacının ekonomik durumunda MK 331 anlamında nafakanın kaldırılmasını gerektirecek bir değişiklik yaşanmadığı sabittir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/17662, K. 2012/22496, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama