KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/18034 E., 2012/22585 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde fazla hakları saklı tutularak 5000,00 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalının elden ödemeye rağmen 16 aylık iştirak nafakası 8000,00 TL’nin tahsili için ... 2.İcra Müdürlüğünün 2008/3344 sayılı dosyası ile takip yaptığını ödediği miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece davanın her aşamasında görev hususu resen incelenerek, görevsiz olduğunun anlaşılması halinde kendiliğinden görevsizlik kararı verilmelidir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan (2.kitabı) doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür. İİK'nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası genel hükümlere tabidir. İcra ve İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Davada; borcun TMK'nun 182/2, 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla "Aile Hukukuna" ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Aile Mahkemesi'nce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen görevsizlik kararının da bağlayıcı olmadığı gözetilerek mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/18034, K. 2012/22585, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama