İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/18258 K.2012/24587

Dava ve ıslah dilekçesinde 49.435,10 TL'nin işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2012/18258Karar2012/24587Tarih28 Kasım 2012Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/18258 E., 2012/24587 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dava ve ıslah dilekçesinde 49.435,10 TL'nin işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Her ne kadar, davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de, dosya içerisinde duruşma pullarının bulunmadığı anlaşılmakla duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okundu, gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki bulunduğu taşınmazın kalker (kireçtaşı madeni) yönünden zengin olduğunu, davalı şirketin ...

Çimento fabrikasının sahibi olup çimento üretimi için gerekli olan kalkeri davacının bilgi ve rızası olmaksızın davacıya ait taşınmazdan çıkardığı kalker ile sağladığını bu nedenle davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğini belirterek davalının haksız fiili nedeniyle uğradığı 10.000 TL zararın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30.05.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 49.435,10 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davanın öncelikle zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin Ocak 2008 tarihinden beri sahibi olduğu çimento fabrikasını, ... İnş.Tic. San.A.Ş. Firmasından satın aldığını, çimento fabrikasının daha önce de ...

Çimento A.Ş. tarafından işletildiğini, dava dilekçesinde haksız fiilin gerçekleştirildiği tarih aralığı olarak belirtilen zamanlarda davalı şirketin söz konusu taşınmazdan malzeme almadığını bu nedenle husumetin davalı şirkete yöneltilemeyeceğini ayrıca arazinin altındaki madde ve kaynakların arazi malikinin değil devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davalının haksız fiilinin TCK uyarınca hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturduğu, BK 60/2 maddesi uyarınca TCK'nın bu suça ilişkin zamanaşımı uygulandığında da davacının alacağının zamanaşımına uğramadığı,

dosya kapsamından, davalı şirketin davacının taşınmazına açtığı çukurdan almış olduğu kalkerin karşılığında hiçbir bedel ödemediği bu nedenle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden, 39.435,10 TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara göre, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

1) Dava; haksız fiil sonucu oluşan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından; davacının hisseli maliki olduğu taşınmazdan davalı şirketin haksız olarak ve karşılığında bedel ödemeksizin kalker taşı çıkarmış olması nedeniyle davalı taraftan haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenildiği, davacının davalı şirkete hitaben yazdığı 14.12.2009 tarihli yazı ile, kendi adına kayıtlı taşınmazdan çimento yapımında kullanılmak üzere alınan kalker karşılığında tahribat işgal bedeli olarak belli bir bedelin ödenmesinin talep edildiği,

mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile 03.12.2010 tarihinde yapılan keşif sonrası Jeoloji Mühendisi ve Maden Mühendisinden alınan raporda, davacıya ait taşınmazda açılan kalker ocağının en az 5-6 yıl önce işlendiği ve kalker (çimento hammaddesi) alındığının belirtildiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ile davacı tanıklarının ise, davacıya ait taşınmazda kazılmış durumda olan yerden 3-4 sene evveline kadar toprak çıkartılmaya devam edildiğini beyan ettikleri, dava konusu olay nedeniyle ceza yargılaması yapılmadığı, davacının talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 30.05.2011 günlü ıslah dilekçesi ile artırmış olduğu,

davalının, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edildiği 30.05.2011 tarihinden sonra 08.06.2011 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile davacının ıslah talebine karşı zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Borçlar Yasasının 60/1. maddesi gereğince haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davanın, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren bir yılda zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmektedir. Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir.

Bu bakımdan haksız eylem aynı zamanda ceza yasası gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza yasası ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair yasalar bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur. Bu husus, ana bir ilke olarak 07.12.1955 gün ve 17/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.

Zira, ceza davasının zamanaşımı "suçun türüne göre değişmekle beraber" çoğunlukla, BK.nun, m. 60/I'deki hukuki zamanaşımından daha uzundur. Bu itibarla şayet zarar doğuran eylem aynı zamanda cezayı gerektirir nitelikte ise; eğer ceza kanunundaki ya da ceza hükümlerini taşıyan özel kanunlardaki bu eylem için kabul edilen zamanaşımı süresi, BK’nun daki 1 yıllık süreden daha kısa ise, o zaman yine BK. m. 60/I olaya uygulanacak.

Ceza Kanunundaki zamanaşımı süresi BK., m. 60/I'deki süreden daha uzun ise, o zaman bu uzun süre tazminat davaları için de uygulama yeri bulacaktır. Böyle bir durumda uygulanması söz konusu olan ceza davası zamanaşımı süresi ise, fiilin gerçekleştiği tarihe göre uygulama alanı bulacak olan mülga 765 sayılı TCK’nun 102 (veya halen yürürlükteki 5237 sayılı TCK’nun 66.) maddesine göre belirlenecektir.

Öte yandan, tazminat davalarına daha uzun süreli ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması için fail hakkında ceza davasının açılmış veya mahkumiyet kararı verilmiş bulunması gerekli değildir; sadece cezalandırılması kabil bir eylemin işlenmiş olması, bir diğer söyleyişle, haksız fiilin suç niteliğini taşıması yeterlidir.

Bununla beraber hukuk hakimi, ceza tertibine ilişkin olarak ceza hakimince verilen ve suçun işlendiğini ya da işlenmediğini kesinlikle tespit eden bir hüküm varsa, bununla bağlıdır (BK. m. 53).

Önemle belirtmek gerekir ki; tüzel kişilerin organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süresinin tüzel kişi aleyhine açılan tazminat davasında da uygulanması gerektiği, zira, organların fiilinin tüzel kişileri doğrudan doğruya tazmin yükümlüsü yapacağı, tüzel kişi hakkında daha kısa olan zamanaşımı süresinin, organ hakkında ise, daha uzun olan ceza zamanaşımı süresinin kabul edilmesinin uygulamada hakkaniyete de uygun olmayan sonuçlar doğuracağı belirtilerek tüzel kişi hakkında da ceza zamanaşımı süresinin kabulünün uygun olacağı kabul edilmiştir.

(Hukuk Genel Kurulu 2012/4-319 E. 2012/619 K. 26.09.2012 tarih) Bilindiği gibi, davacı kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını ek bir dava açarak isteyebileceği gibi müddeabihi aynı davada kısmi ıslah dilekçesi verip harcını yatırmak suretiyle de artırabilir.Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda tamamen ıslahta yeni bir dava açılmış sayılamayacağı, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu bunun doğal sonucu olarak zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağı,

kısmi davada ise dava edilmeyen alacak kesimi için fazlaya ait hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir. Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir.( HGK 20.03.1068 gün E.9/210, K.151, HGK 23.11.1966 E.T/593, K.296 ) Buna göre, maddi tazminat isteğinin ıslah yolu ile artırılması yeni bir dava niteliğinde olduğundan, zamanaşımına ilişkin süreler yönünden ıslah tarihi esas alınmalıdır.

Bu itibarla; davacının hisseli maliki olduğu taşınmazdan haksız olarak ve karşılığında bedel ödemeksizin kalker taşı çıkarılmış olması nedeniyle davalı taraftan haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenildiğine göre, dosyada mevcut mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile jeoloji mühendisi tarafından düzenlenen rapor dikkate alınmak suretiyle, haksız eylemin meydana geldiği tarihin tespit edilmesi,

davalının sorumlu olduğu eyleminin TCK kapsamında hakkı olmayan yere tecavüz suçunu mu yoksa hırsızlık suçunu mu oluşturduğu tespit edilerek davalı tarafın, davacının ıslah ile artırılan maddi tazminat istemine karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu gözetilmek suretiyle zamanaşımına ilişkin süreler yönünden ıslah tarihinin esas alınması hususu dikkate alınarak, (uzamış) ceza zamanaşımı hususunun değerlendirilip sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2)Davacı tarafından dosyaya sunulan tapu kayıtlarından, dava konusu edilen 105 parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hisse ile davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.O halde mahkemece, dava konusu edilen taşınmaza ilişkin tapu kaydının ilgili tapu sicil müdürlüğünden temin edilmek suretiyle, davacının tapudaki hissesi oranında davalı taraftan zararın tazminini talep edebileceği gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan toplam miktar üzerinden davanın kabulü yönünde hüküm tesisi de doğru görülmemiş,

SONUÇ / HÜKÜM

bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/18258, K. 2012/24587, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18258
Karar No
2012/24587
Tarih
28 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/18258 K.2012/33585
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/18259 K.2012/27558
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/18259 K.2012/23664
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/18259 K.2012/23505
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/18260 K.2012/28314
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/18260 K.2012/21307

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.