KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/19085 E., 2012/23239 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Asıl ve birleşen davalarda nişan hediyelerinin aynen ya da bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm asıl ve birleşen davaya yönelik olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Asıl ve birleşen davada, nişan için verilen hediyelerin aynen olmadığı takdirde bedelinin iadesi ile nişan töreni için yapılan giderler için 500 TL maddi tazminatın ve nişanın haksız olarak bozulması nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, 20.02.2012 tarihli dilekçe ile de nişan hediyelerinin bedelinin iadesi ve maddi tazminat talepleri ıslah edilerek artırılmıştır.Mahkemece;
asıl ve birleşen davalardaki nişan hediyelerinin aynen iadesi talebinin kısmen kabulüne, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Bilindiği üzere; manevi tazminat, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödencedir.
Manevi zarar, mal varlığına dokunmayan, yaşam, sağlık, namus, sır, aile mahremiyeti gibi mal varlığı harici varlıklarda meydana gelen azalma olup, bu zarar manevi tazminatla giderilmeye, azaltılmaya çalışılmıştır.4721 sayılı TMK. nun 121.maddesine göre, nişanın bozulması yönünden, kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.Somut olayda; nişanın, davalının başka biri ile ilişkisinin bulunduğunu bildirmesi ile bozulduğu, bu olaydan 10 gün kadar sonra da davalının bu kişi ile nişanlandığı tanık beyanları ile ispatlanmıştır.
Buna göre, davalının haksız eylemleri ile davacının kişilik hakkına zarar verdiği gözetilerek davacı lehine hakkaniyete uygun bir manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümüyle reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/19085, K. 2012/23239, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama