İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/19417 K.2012/23471

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2012/19417Karar2012/23471Tarih14 Kasım 2012Okuma4 dk · 744 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/19417 E., 2012/23471 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalının halen evli olduğunu, müşterek iki çocukları olduğunu, ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/798 Esas - 2001/320 K. sayılı kararı ile davacı ve çocuklarına nafaka bağlandığını, daha sonra davacı tarafından açılan nafaka artırım davaları sonucunda davacı lehine 350 TL, müşterek çocuklar için ayrı ayrı 150 TL nafaka takdir edildiğini, aradan geçen süre, paranın alım gücündeki düşüş ve çocukların ihtiyaçlarındaki artış da dikkate alınarak davacı için takdir aylık 350 TL nafakanın 550 TL'ye, müşterek çocuklar için ayrı ayrı takdir edilen 150 TL nafakanın 275 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevabında, davacıdan boşandığını, nafakaların çalıştığı dönemdeki maaşına göre hesaplandığını,

emekli maaşının çok düşük olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacı lehine ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.2008 tarih 2007/35 Esas - 2008/37 Karar sayılı ilamı ile takdir edilen aylık 300 TL yoksulluk nafakasının aylık 100 TL artırılarak 400,00 TL'ye çıkartılmasına, müşterek çocuk ... için takdir edilen aylık 125 TL iştirak nafakasının aylık 200,00 TL'ye çıkartılmasına, müşterek çocuk Seniha için takdir edilen iştirak nafakasının artırılmasına yönelik talebin, müşterek çocuk Seniha'nın dava tarihi itibariyle reşit olması sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içerisinde bulunan ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 10.06.2008 tarih 2007/35 Esas 2008/37 Karar sayılı kararı ile tarafların boşanmalarına, davacı lehine 300 TL yoksulluk, müşterek çocuklar lehine ayrı ayrı 125 TL iştirak nafakasına karar verildiği, ayrıca davacı lehine 7.500 TL maddi, 7.500 TL manevi tazminata karar verildiği, kararın boşanma ve nafakalar yönünden Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 24.03.2010 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, boşanma ve nafakalar yönünden kararın 14.05.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosyada davalı hakkında yaptırılan ekonomik sosyal durum araştırmasında; davalının ...'tan emekli olduğu, 1280 TL maaşı olduğu, başka geliri olmadığı, annesine ait evde annesi ve oğlu ... ile birlikte oturduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı hakkında yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmasında ise; adreste tanınmadığından sosyal ve mali durumunun tespitinin yapılamadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.TMK.'nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Müşterek çocuk ... lehine artırılmasına karar verilen iştirak nafakası yönünden ise;TMK.'nın 182/2 maddesinde;

velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür.

Diğer taraftan iştirak nafakası belirlenirken, ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.

Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir.Mahkemece, iştirak nafakası takdir edilirken;

çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.Somut olayda, davalı davacının pazarcılık yaptığını, gelir düzeyinin iyi olduğunu belirtmesine karşın, mahkemece davacı kadının ekonomik ve sosyal durumu yeterince araştırılmamıştır.

Ayrıca, müşterek çocuk ...'in eğitimi ile ilgili olarak sadece davacı tarafın tek taraflı olarak sunmuş olduğu dersane giderlerine ilişkin belge sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.

Buna göre mahkemece, özellikle davacı kadının davalının iddia ettiği gibi çalışıp çalışmadığı, gelir elde edip etmediği hususunda yeterli bir zabıta araştırması yaptırılarak, müşterek çocuk ...'in eğitim durumu ve ihtiyaçları hakkında yeterli bir araştırma yapılarak, davacı tarafın ekonomik ve sosyal durumunun tam ve sağlıklı olarak saptanmasından sonra; tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına göre, yoksulluk ve iştirak nafakasının nitelikleri, yoksulluk nafakası hakkında TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranının da dikkate alınarak,

davacının geçimi için gerekli, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ile davalıyı ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/19417, K. 2012/23471, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/19417
Karar No
2012/23471
Tarih
14 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/19418 K.2012/24199
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/19419 K.2012/23474
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/19420 K.2012/34698
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/19421 K.2012/34697
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19422 K.2012/27521
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/19422 K.2012/24771

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.