KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/20158 E., 2012/24281 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 21.250 TL alacağın dava tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalının gelini olduğunu, davalının ev satın alacağı dönemde davacıdan altınlarını ödünç istediğini, karşılığında aldığı evin 2.katını davacıya vereceğini söylediğini, davacının istemesine rağmen altınların iade edilmediğini belirterek altınların toplam değeri olan 21.250 TL dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan altın ödünç almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 21.250 TL alacak için talepte bulunulduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilen değere göre talep sonucunun ıslah ile artırıldığı, ıslah dilekçesinin sunulduğu,
ıslah harcının 20.02.2012'de ödendiği, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ıslah ile artırılan alacak bölümü için faizin ıslah harcının ödendiği tarihten itibaren işleyeceğinin kabul edilmesi gerekir iken, bu bölüm için de dava tarihinden itibaren faiz işleyeceğinin kabul edilmesi yasaya, yerleşik içtihatlara uygun olmadığı gibi, davalı tarafın da aleyhine bir uygulamadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/20158, K. 2012/24281, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama