KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/20687 E., 2012/24129 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL (ıslahen 21.940,00 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; davalı adına tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle 8 nolu parselde kayıtlı 569/800 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğini ve kararın 12.05.2010 tarihinde kesinleşmiş olduğunu belirterek, tapunun davalı adına devir tarihi olan 28.05.2007 tarihinden mahkemece tescile ilişkin verilen kararın kesinleşme tarihi olan 12.05.2010 tarihine kadar işlemiş olan ecrimisilden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL,
03.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 21.940,00 TL ecrimisil bedelinin işlediği dönem tarihinden başlatılacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.Ecrimisil davaları haksız işgal nedeniyle ödenmesi gereken tam bir tazminat davası olup, davacının kazanç kaybını karşılamayı amaçlar.
Bu nedenle özellikle tanık beyanları somut hesapta nazara alınması gereken delildir.
Davada kiracı olarak davalıya kira ödeyen taraf tanıkları dinlenmiş, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine mahkemece 6.3.2012 tarihli duruşmada HMK.281/3 maddesi uyarınca tanık beyanlarına göre bilirkişiden hesaplama yapılması istenildiği halde, bu ara kararı yerine getirilmeden davanın bitirilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Ayrıca, ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemesi gereken bir tazminat olup, (TMK.md.995), herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüslük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK.md.2). O nedenle davacı eş ve çocuklarından mal kaçırmak için dava konusu taşınmazı arkadaşına devretmiş, davalı babası da ondan hukuken geçersiz bir şekilde devralmıştır.
Ama dava konusu taşınmazın ikinci katında o tarihte davacının eşi henüz boşanmadığı) ve çocukları oturmuş olup, bilhassa tanık ... beyanına göre davalı babanın onlardan kira almadığı anlaşıldığına göre, bu bölüm için de davalının ecrimisil ile sorumlu tutulması iyiniyet kurallarına uygun bulunmamıştır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK.un geçici 3.maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemelerinin,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/20687, K. 2012/24129, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama