KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/2190 E., 2012/8619 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; tarafların 2000 yılında evlendiklerini ve bu evlilikten üç müşterek çocuklarının bulunduğunu, davalının davacı tarafa şiddet uygulamaya başladığını ve en sonunda davalının evi terk ederek davacı ve çocuklarla ilgilenmediğini belirterek davacı için aylık 500 TL, müşterek çocuklar için ayrı ayrı 400 TL, 300 TL , 300 TL olmak üzere toplam 1500,00 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın ayrı yaşamada haklılığı konusunda iddiaların doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 500 TL, müşterek çocuklar için ayrı ayrı 250 TL, 250 TL, 200 TL olmak üzere toplam aylık 1.200,00 TL tedbir nafakasının davalı tarafından davacıya ödenmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, TMK’ nun 195. maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler.
Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir ( TMK Md. 186/son ). Somut olayda; davalının, eşi olan davacıya şiddet uyguladığı sabit olup davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır. Davacı eş, müşterek üç çocukla birlikte davalı tarafa ait evde oturmaktadır.
Davalı ise emekli olup aldığı aylık emekli maaşı dışında gazi olması nedeniyle üç aylık dönemler halinde bakım yardımı almaktadır. tarafların bu sosyal ve ekonomik durumları, müşterek çocukların yaşı itibariyle ihtiyaç durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim nazara alındığında davacı ve müşterek çocuklar için takdir edilen miktarlar çok olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/2190, K. 2012/8619, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama