KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/22483 E., 2013/251 K.·Mahkemesi :asliye ...(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2013
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; Tarafların 03.03.2009 tarihli kararla boşandıklarını, davacı müvekkili lehine aylık 200 TL yoksulluk nafakası bağlandığını; ancak, bu nafaka miktarının günün ekonomik koşullarına göre müvekkilinin ihtiyaçlarını karşılayamadığını ileri sürerek; yoksulluk nafakası miktarının artırılarak aylık 500 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dul-yetim aylığı aldığını, aldığı 200 TL nafaka ile birlikte durumunun, müvekkilinden daha iyi olduğunu belirterek; haksız ve kötü niyetli açılmış olan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “...davacının sosyal ve ekonomik durum araştırması neticesinde, müteveffa babasından 700 TL civarında yetim maaşı aldığının tespit edildiği; ayrıca, kirasının da oğlu tarafından ödendiğinin tespit edildiği, bu itibarla davacının yoksulluk durumunun oluşmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 175.maddesine göre, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”
Aynı şekilde, 176/....maddesinde de; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp azaltılabileceği kabul edilmiştir.
Yoksulluğun ortadan kalkması halinde ise, mahkeme kararı ile nafakanın kaldırılabileceği öngörülmüştür. (TMK. md.176/...)
Somut olayda; taraflar, 03.03.2009 tarihli kararla boşanmışlar ve davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Davacı ev hanımı olup, öncesinde ayda bir annesiyle birlikte yaklaşık 250 TL civarında dul ve yetim maaşı almakta iken, annenin de ölümü ile aldığı aylık 680 TL'ye çıkmış bulunmaktadır.
Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davanın açıldığı tarihte davacının aldığı dul ve yetim maaşı, onu, yoksulluktan kurtaracak nitelikte değildir. Bu nedenle, nafakanın en azından ...'ın yerleşmiş uygulamasına göre, ...oranında artırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece; davalının gelir durumu da gözetilerek, hakkaniyete uygun bir miktarda nafakanın artırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/22483, K. 2013/251, 15 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama