KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/34 E., 2012/4745 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; tarafların 2004 yılında boşandıkları, protokol uyarınca davacının emekli maaşının eşit paylarla davalı eş ve çocuklara yoksulluk ve iştirak nafakası olarak ödenmesine karar verildiği, ancak ekonomik kriz nedeniyle davacının ortağı olduğu şirketin tasfiye sürecine girdiği, akrabaların yardımı ile geçinir hale geldiği, davalının ise birden çok taşınmaza ve kira gelirine sahip olduğu, yoksulluğunun ortadan kalktığı, çocukların ise 18 yaşını doldurdukları ileri sürülerek,
davacının emekli maaşının nafaka olarak ödenmesine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece; yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına, çocuklar bakımından ise 18 yaşını doldurduklarından nafaka kendiliğinden kalkacağından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni geretirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
davalının aşağıda belirtilen hususlar dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.Türk Medeni Kanununun 176/3. maddesinde yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılacağı 176/4.maddesinde de tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda taraflar anlaşmalı bir şekilde boşanmış olup, yaptıkları protokole uygun olarak nafakaya hükmedilmiştir. Protokolün, boşanma davasının görüldüğü dönemdeki şartların dikkate alınarak yapıldığı açıktır. Davada boşanma davası sonrasında davacının gelirlerinin düştüğü, davalının ise birden çok gayrımenkule ve kira gelirine sahip olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece davacının gelirindeki düşüş sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı nafaka alacaklısının boşanma kararından sonra iddia edildiği gibi malvarlığı ve gelirlerinde onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde bir artışın olup olmadığı araştırılmadan karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı nafaka alacaklısının ileri sürülen mal varlığına boşanma davası sırasında sahip olup olmadığı araştırılarak, o dava sırasında da mevcut malvarlığına sahip olduğu anlaşılır ise; önceki nafakanın kararlaştırıldığı tarihte tarafların gelirleri arasında kurulan denge gözetilmelidir. Buna göre, sonraki zamanda davalının gelirinde elinde olmayan nedenlerle düşüş olduğu dikkate alınarak hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde nafakanın indirilmesine karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/34, K. 2012/4745, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama