KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/3579 E., 2012/7950 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde temlik sözleşmesinin hata nedeniyle iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili, davalı ...’nin, müvekkilleri ile elbirliği halinde maliki bulundukları taşınmazdaki payını diğer davalı ...’ya satma konusunda anlaştığını, bu nedenle şufa haklarının kullanmayacaklarını beyan etmek üzere müvekkillerinin de noterde yapılan temlik sözleşmesine katıldığını, ancak noter işleminde hata yapılarak davalı ... dışında, müvekkillerin de paylarını satıyormuş gibi sözleşme düzenlendiğini,
bu hatanın ise davalı ... tarafından temlik sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescili davası ile öğrenildiğini ileri sürerek; esaslı hata nedeniyle temlik sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazdaki payını diğer davalıya sattığını, satış parasını da kendisinin aldığını, ancak noterde işlem yapılırken hata nedeniyle kardeşleri olan davacıların da paylarını satmış gibi sözleşme hazırlandığını, bu nedenle davayı kabul ettiğini bildirmiştir.Davalı ... vekili, davacılar ile davalı ...’nin birlikte taşınmazdaki paylarını müvekkiline sattıklarını,
ancak temlik sözleşmesindeki sehven yapılan bir yanlışlık nedeni ile tapuda işlem yapılamadığını, bu nedenle davacılar ve davalı ... aleyhine tapu iptali ve tescili için dava açıldığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacılar, resmi memur olan noterde yapılan temlik sözleşmesinde hataya düşürüldüklerini ileri sürerek; anılan sözleşmenin iptalini talep etmişlerdir.Eldeki davada, davacılar iddialarının ispatı için tanık deliline dayanmışlardır.
Bu nedenle dinlenilen davacı tanıklarından davalı ...’nin eşi olan ... ; davaya konu edilen taşınmazın paydaşları tarafından yapılan rızai taksim sonucunda eşi olan davalı ... ile dava dışı kardeşi ... ’ya kaldığını, davacıların ise yine miras yoluyla intikal eden başka taşınmazları aldıklarını, davalı ...’nin paylaşım sonucu edindiği hissesini diğer davalı ...’ya sattığını, ancak tapuda mevcut paylaşıma göre intikal yapılmamış olduğundan halen paydaş olarak gözüken davacıların da noterde yapılan temlik sözleşmesine katılarak paylarını davalı ...’ya devrettiklerini, tanık ... ise,
yengesi olan ... ’nın kardeşi olan davalı ...’nin payını satın almak istediğini, ancak Kamile’nin payını davalıya sattığını beyan etmişlerdir.
Dinlenilen davalı tanıkları da, taşınmazın paydaşları arasında yapılan rızai taksim nedeni ile davalı ... ile dava dışı ... ’ya kaldığını, davalı ...’nin payını ise davalı ...’ya sattığını beyan ederek, davacı tanıklarının ifadelerini doğrulamışlardır.Şu durumda, toplanmış olan bu delillere göre, iptali istenilen temlik sözleşmesinde davacıların hataya düşürüldüğü iddiası ispatlanamamıştır.Hal böyle olunca;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/3579, K. 2012/7950, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama