KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/379 E., 2012/6114 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1.000 TL. (ıslah ile 4966 TL) tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının 117 Ada 51 Parselin maliki olduğunu, davalı şirketin davacının köyünde baraj yapımı sırasında kanalların açılması için zaman zaman dinamit vs. kullanarak patlatma yaptığını, sözkonusu tesisin yapım çalışmaları nedeni ile açılan su kanalının yapımı sırasında kamulaştırma kapsamı dışında kalan ve davacı tarafından kullanılan taşınmazda kazı,
dökülen taş ve moloz ile taşınmazın tahrip olduğunu ve kısmen kullanılamaz hale geldiğini belirterek uğranılan zarardan dolayı 1000 TL (ıslah ile 4.966 TL) tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, kusurlarının ve illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece;
alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 4.146,28 TL tazminatın 01/02/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının kullanımında olan alan üzerinde %13 değer kaybı meydana geldiği ve tutarının 1.069,11 TL olduğu,
zarar gören alanın tekrar kullanılamayacağı, 866.81 m² olduğu ve bedelinin 3.077,17 TL olduğu belirlenmiş olup, mahkemece değer kaybı ve taşınmaz bedeli toplamı olan 4.146,28 TL'nin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.Oysa davadaki talep yalnızca, taşınmazda meydana gelen zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile taşınmaz bedeline de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/379, K. 2012/6114, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama