KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/3800 E., 2012/8425 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.000.00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davalının davacıya hakaret etmek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Dava konusu olayın gelişim şekli, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fahiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/3800, K. 2012/8425, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama