KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/3939 E., 2012/8163 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 25.289,74 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davalının, davacı şirkete bağlı ... Bölgesi Yönetim Kurulu üyesi olduğunu; ... Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu tarafından davacı şirkete gönderilen müfettiş raporunda, davalının; görev ve yetkisi dışına çıkarak şirketin ...
Şubesinden çeşitli tarihlerde (geri iade edeceğim diye) mal aldığı ve aldırdığı, alınan malları iade etmediğinin tespit edildiğini; davalının, yönetim kurulu üyesi olarak temsil ve harcama yetkisi bulunmadığından, aldığı ürünler nedeniyle haksız zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere 25.289,74 TL alacağın faziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, 12.09.2006 – 01.12.2007 tarihleri arasında ...
Yönetim Kurulu üyeliği yaptığını; olayla ilgili şifai ve yazılı talimatının olmadığını, bu harcamalara ilişkin belgelerin hiçbirinde de imzasının bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; “davacının, davalının şirkette yönetim kurulu üyesi iken mal aldığı veya aldırdığına ilişkin mahkememize yazılı herhangi bir delil sunamadığı; davacının, davalıya yemin teklifinde bulunduğu, davalının yemin teklifini kabul ederek, yemini eda ettiği anlaşıldığından; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesiyle” davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, HUMK.nun 339.maddesinde; gerek iki taraftan birinin talebiyle ve gerek re'sen teklif olunan yemin mahkeme huzurunda alenen icra olunur. Tahkikat hakimi sorulacak suali okuyup hal ve vaziyetin ehemmiyeti ve yalan yere yeminin neticeleri hakkında yemini edecek kimsenin nazarı dikkatini celbeder.
Sonra “size sorulan sualler hakkında hakkikate muvafık cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamıyacağınıza Allah'ınız ve namusunuz üzerine yemin edermisiniz” ve o kimse de "Allah'ım ve namusum üzerine yemin ediyorum" der.Aynı yasanın 340.maddesinde de. Hakim, yemin eden kimsenin ifadesini dinleyip aynen zapta geçirdikten ve alenen okuduktan sonra bu ifadesinde sebat edip etmediğini sorar. Denilmektedir.Mahkemece, yasada öngörülen yemin şekline uyulmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalıya usulüne uygun yemini yaptırılarak oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/3939, K. 2012/8163, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama