KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/426 E., 2012/4378 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, vasiyetnameye rağmen ölenin taşınmazdaki hissesini davalıya satarak MK'nun 544/2 maddesi uyarınca miras bırakanın vasiyet ettiği taşınmazı daha sonra yaptığı başka bir tasarrufla davalıya devrettiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali ile vasiyetnamenin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nun 544/2 maddesi gereğince “belirli mal bırakma vasiyeti de vasiyetname de aksi belirtilmedikçe, miras bırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.” Anılan madde de ifade edildiği üzere bir kimse muayyen bir mal veya mallar üzerinde vasiyetini sonradan yaptığı tasarrufla açık veya zımni olarak hükümsüz hale getirebilir.
Başka bir anlatımla vasiyet eden, vasiyetnameden döndüğünü açıkça belirtmese dahi belli bir mal veya mallar hakkındaki vasiyete sonradan yaptığı tasarrufla bağdaşmıyorsa hükümsüz hale gelir. Nitekim öğretide sağlararası bir tasarrufla vasiyetden rücu durumunu “ademptio legati” sözcüğüyle ifade edilmekte buna davranışla rücu niteliği adı verilmektedir.
Vasiyet yapanın, vasiyet edilene kati satış yapması ve bu şekilde tasarruf ile vasiyetnameyi hükümsüz hale getirmesi durumu da ortaya çıktı denilemez. Aksine önceki vasiyet iradesinin tapuda ki tasarrufu pekiştirdiği olgusu söz konusu olur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/426, K. 2012/4378, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama