KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/5231 E., 2012/9378 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı (k.davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşanma dosyasında 20.05.2008 tarihli ara kararı ile eş için bağlanan 500,00 TL tedbir nafakasının 1000,00 TL'ye çıkartılması istenilmiştir.Birleşen dava dilekçesinde ise; müşterek çocuklan için bağlanan 900,00 TL tedbir nafakasının harcamaların baba tarafından yapıldığı ileri sürülerek 300,00 TL'ye indirilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 11.01.2012 tarihinde tebliğ edilen kararı 27.01.2012 tarihinde temyiz etmiş, HUMK'nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresini geçirmiş olmasına dayanak olarak 25.01.2012 günlü ... imzalı üç gün yatak istirahatini öngören raporu temyiz dilekçesine eklemiştir.HMK'nun 95. maddesi hükmü;"Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.
Yine, aynı yasa devamı maddelerinde de (HMK. 95-100. maddeler) eski hale getirilebilmesi usul ve esasları düzenlenmiştir.
HUMK'nın 167. maddesinin birinci fıkrasına göre; sakıt olan bir hakkın eski hale getirilmesine karar verilebilmesi için belli mühlet içinde işlem yapmaya mecbur olan kimsenin veya vekilinin, arzu ve ihtiyacı dışında o işlemi yapmaktan aciz bulunduğu kanıtlanmış olmalıdır.Somut olayda, temyiz dilekçesi ekinde sunulan doktor raporunda davacı vekili yapılan muayenesinde "Bronşit, Lumbolji" tanısı ile üç gün yatak istirahatinin uygun olduğu yazılıdır.
Hastalık özrüne dayanarak yasal süre içinde hükmü temyiz etmeyen davacı vekilinin geçirdiği sürenin eski hale getirilebilmesi için salt doktor raporunun varlığı yeterli olmayıp, anılan yasa hükmü uyarınca raporda belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlerden alıkoyacak derecede acze düşürmüş olması gerekir.
Raporda belirtilen rahatsızlık gözönünde tutulduğunda, bunun vekilin aynı kentteki müvekkiline haber verip onun temyiz yoluna başvurmasını veya başka bir vekil ile kendisini tevkil ettirmesini ya da temyiz süresi içerisinde sözü edilen mazeretini bir dilekçe ekinde mahkemeye göndermesini engelleyecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/5231, K. 2012/9378, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama