KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/5326 E., 2012/9392 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 8000 TL, ıslah ile de 12.843,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ıslah edilen miktarı üzerinden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; ortak muristen kalan binalardan birinde davalının oturduğu, diğerlerini ise kiraya vererek gelir elde ettiği ileri sürülerek, 2008 yılının başından itibaren hesaplanacak haksız işgal tazminatından fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 8.000 TL'sının tahsili, ıslah ile de 12.843,00 TL'nın ödetilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, davaya konu taşınmazlarda tarafların paydaş oldukları çekişme konusu değildir. Kural olarak, müşterek veya iştirak halindeki mülkiyet durumunda taşınmazı kullanan paydaştan ecrimisil istenebilmesi intifadan men koşulunun gerçekleşmesi şartına bağlıdır.
Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Ancak, bu kuralın bir takım istisnaları vardır ki, ortak taşınmazın kiraya verilerek hukuksal semere elde edilmesi hali bu istisnalardan biridir. Bu nedenle, davalı paydaşın bizzat mesken olarak kullandığı yer bakımından intifadan men koşulu araştırılmaksızın hüküm tesisi doğru değildir. Davalının diğer yerleri kiraya verdiği sabit olduğuna göre, sadece oturarak kullandığı yer bakımından intifadan men koşulu araştırılıp, sonucu uyarınca karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile davanın tümden kabulü doğru olmayıp bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/5326, K. 2012/9392, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama