KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/5572 E., 2012/9036 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, boşandığı davalı eşine ödemekte olduğu yoksulluk ve iştirak nafakasının yetersiz olduğunu ileri sürerek, kendisi ve müşterek çocuk için ödenmekte olan nafakanın 250,00'şer TL'ye çıkartılmasını talep etmiştir.Mahkemece, davalının gelirine göre hüküm altına alınan 125,00 er TL nafakanın uygun olduğu bunun üzerinde bir miktarın davalının maddi gücü ile orantılı olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.TMK 182/2 maddesine göre, boşanma veya ayrılık vukuunda "velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine" gücü oranında katılmak zorundadır.ine aynı yasanın 330.maddesi uyarınca da; nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.
TMK'nun 174. ve 175.maddelerinde yer alan düzenlemeye göre ise iradın artırılması ve azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında dört yıla yakın süre geçmiştir.
Bu süre içinde davacıların ihtiyaçlarının arttığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır.O halde mahkemece küçük için takdir edilen önceki iştirak nafakasının küçüğün yaşı, eğitim düzeyi ve ihtiyaçları ile davalının mali gücü doğrultusunda hakkaniyete uygun bir miktarda;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/5572, K. 2012/9036, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama