KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/667 E., 2012/2545 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davada, davacı ve davalı taraflar hükmün tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davacının tavzih talebinin reddine, davalının tavzih talebinin ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, kira bedelinin tespiti istenilmiş olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ve davalı tarafından hükmün tavzihi talep edilmiş olup, mahkemece davacının tavzih talebinin reddine davalı tarafın tavzih talebinin ise kabulüne karar verilmiş, davacı tarafından kendi tavzih talebinin reddine ilişkin karar ile,
davalının tavzih talebinin kabulüne ilişkin karar temyiz edilmiştir.HUMK.’nun 455.maddesine göre müphem ve açık olmayan birbirine aykırı fıkralar içeren hükümlerin tavzihi istenebilir.Bu itibarla davacının tavzih talebinin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak, somut olayda, yerel mahkemece vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası tavzih yolu ile değiştirilmiş olup, bu husus açıkça yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Bu nedenle davacının tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile tavzih kararının bozulması gerekmiştir.Öyle ise mahkemece yukarıdaki ilkeler gözetilerek, davada tavzihin mümkün olamayacağı, tavzih konusu itirazların ancak temyiz üzerine Yargıtay tarafından düzeltilebileceği dikkate alınarak davalının da tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/667, K. 2012/2545, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama