KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/6787 E., 2012/12809 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalının açtığı kuyu nedeniyle davacının kuyusunun kuruduğu ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir.Davalı, DSİ'den gerekli izinleri almak suretiyle açtığı kuyunun davacıya ait kuyuyu etkilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda suya vaki müdahalenin önlenilmesi isteminin reddine, su rejimi kurulması talebinin kabulü ile davalıya ait kuyudan her ayın 10.-20. ve 30. günleri dört saat süre ile su verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Tapulu taşınmaz içinden çıkarılmış olsa bile kazılarak çıkarılan su, özel değil yeraltı suyu ve dolayısıyla genel sulardan sayılır.Genel sulardan kadim ve öncelik hakkları saklı tutulmak şartıyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Somut olayda, alınan bilirkişi raporuna göre; davacıya ait kuyunun bağlı olduğu kaynak ile davalılara ait kuyunun aynı beslenme havzası içinde bulundukları, davalılara ait kuyudan su çekilmesi halinde davacının kaynağının etkilendiği ve ihtilaflı suyun yer altı suyu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının açtırdığı sözkonusu su kuyusu ya da kaptajın davacıyı olumsuz yönde etkileyip azaltması olgusunun bir tür müdahale sayılması gerekir. Her ne kadar davalı tarafından tapulu taşınmazına gerekli izinler alınmak suretiyle kuyu açıldığı ileri sürülmüş ise de bu kadim hakların ihlalini gerektirmez.
Ne var ki, davacı tarafından suya vaki müdahalenin önlenmesi isteminin reddine ilişkin mahkeme hükmü temyiz edilmemektedir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile su rejimi kurulmak suretiyle öncelik hakkı bulunan davacının davalının suyundan yararlanmasına karar verilmesinde açıklanan nedenlerle bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/6787, K. 2012/12809, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama