KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/7260 E., 2012/10987 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 16000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili, ortak muris ...'ın vefatı ile mirasçılara intikal eden gayrimenkuller ile otomobilin tamamını müşterek maliklerden davalının kullanıp yararlanması nedeniyle miras payı oranında davacıların 09/12/2003 tarihinden dava tarihi olan 21/12/2010 tarihine kadar toplam 16.000 TL haksız işgal tazminatının yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin nazara alınmasını ve bu suretle davanın usulden reddini,
olmadığı taktirde davaya konu malları davalının kullanmadığından davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, intifadan men şartının oluşmadığı ve dava konusu taşınmazların kullanılmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Paylı malı, diğer paydaşların hakları ile bağdaşmayan bir biçimde kullanan paydaşlar, kullanmayan haklarını, rayiç kira üzerinden ve onun payı oranında ödemekle yükümlüdür.Kötü niyetli zilyet, taşınmazın haksız olarak alıkonulmasından kaynaklanan tüm zararlardan sorumludur.
Dosya içeriğine göre; davacılar tarafından dava konusu taşınmazların tasarruf haklarının engellendiği gerekçesiyle açılan ortaklığın giderilmesi davasında dava dilekçesi 28/06/2006 tarihinde davalıya tebliğ edilmekle intifadan men şartı gerçekleşmiştir.Ayrıca, davalının beyanı ve dosya içeriğinden davaya konu taşınmazların anahtarları davalı elinde bulunduğu gibi taşınmazların davalı hakimiyetinde olması nedeniyle davacılar tarafından tasarruf edilemediği de anlaşılmaktadır.O halde, davacıların hisselerini tasarruf edememelerinden kaynaklanan haksız işgal tazminatı ile davalının sorumlu olduğu düşünülerek sonuca gidilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/7260, K. 2012/10987, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama