KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/7794 E., 2012/14896 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 16.190 Euro ile 7.350 Dolar tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından duruşmalı istekli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 438.maddesindeki koşulları oluşmadığından ve duruşma için pul bulunmadığından duruşma talebinin reddine karar verilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait aracın davalı şirket tarafından tamir edilmesine rağmen, tekrar arıza yaptığını, davalının kusurlu olduğunu belirterek 16.190 Euro tazminat bedeli talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, kusurlu (ayıplı) hizmet yapmadıklarını beyan etmiştir.Mahkemece.
06.12.2007 tarihli kararında bilirkişi raporu esas alınarak kısa kararda “10.078 Euro’nun ödeme günündeki TL karşılığının tahsiline” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararında “10.078 Euro’nun ödeme günündeki 17.782 TL’nin tahsiline” karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine 15.Hukuk Dairesinin 14.05.2009 tarihli bozma ilamında sair temyiz itirazlarının reddi ile dava harcının tamamlanması ve nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuş, mahkemece;
bozma ilamına uyulmasına rağmen yeni kararında “10.078 Euro’nun ödeme günündeki 17.782 TL’nin tahsiline” karar verilmiş ve bu hükme karşı davacı vekili tarafından “tavzih” talebinde bulunulmuş, 17.782 TL’nin zuhulen yazıldığı belirtilerek hükmün “davanın 10.078 Euro’nun ödeme günündeki efektif kur üzerinden karşılığının tahsiline” olarak tavzih edilmesi sonucunda davalı vekili tarafından tavzih kararı temyiz edilmiştir.Bir hükmün, müphem olması veya birbirine aykırı fıkraları ihtiva etmesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan yola, hükmün tavzihi (açıklanması) denir.
Buna göre, müphem ve gayrivazıh olan (açık olmayan) veya çelişik, birbirine aykırı fıkralar içeren hükümlerin tavzihi (açıklanması) istenebilir. (HUMK md.455-459, HMK md.305-306).
Mahkeme, kararını verdikten sonra o davadan elini çektiği için hüküm temyiz edilip bozulmadıkça o davaya yeniden bakamaz, yani hakimin verdiği hükmü değiştiremez. Hakim, tavzih yolu ile unutmuş olduğu talep hakkında bir karar verip bunu hükmüne ekleyemez. Buna bağlı olarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında aykırılığı tavzih yolu ile düzeltemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/7794, K. 2012/14896, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama