KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/7850 E., 2012/10984 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 11700 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalıdan harici sözleşme ile araç satın aldığını, bedeli karşılığında araç ile toplam 6200 TL'lik 15 adet senet düzenleyerek verdiğini, aracın trafikte kaydını alamadığından ödediği senet bedellerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ilk senet bedeli ödendikten sonra karşılığında çek verileceği inancıyla kalan 15 senedi bedeli ödenmeden iade ettiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara göre, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi 2918 sayılı Yasanın 20/d maddesi gereğince resmi biçimde düzenlenmediği için geçersizdir. Geçersiz sözleşme mutlak butlanla malül olup tarafları bağlamaz. Bu sözleşmeye göre, taraflar sebepsiz zenginleşme kurallarına göre ancak aldıklarını iade etmek koşuluyla karşı tarafa verdiklerini isteyebilirler. Çünkü, bir taraf kendi edimini yerine getirmeden diğer taraf için borcunu ödeme yükümlülüğü doğmaz.
Bu durumda, davacıya ödediği satış bedelinin iadesine karar verirken, davacının elindeki aracı davalıya iade etmesi koşuluyla alacağın tahsilini isteme hakkı bulunduğu gözetilerek, hüküm kurmak gerekir.Mahkemece, bu husus gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/7850, K. 2012/10984, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama