KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/8214 E., 2012/13203 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalının evlilik birliği gereklerini yerine getirmediği ileri sürülerek eş ve müşterek küçük çocuklar için toplam 1.000 TL tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece,''HMK 311.maddesi uyarınca davalının davacının davasını kabulü nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına'' şeklinde hüküm kurulmuş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, feragat ve kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. (HMK md. 311). Ayrıca, Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekismeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.
(HMK md.188) İstisnalardan biri olarak, Aile Hukukuna ilişkin anlaşmalı boşanma kapsamında tarafların boşanma, velayet ve mali sonuçlar yönünden yaptıkları anlaşma hakim tarafından onaylanmadıkça mahkemeyi bağlayıcı bir sonuç doğurmaz ( TMK md. 166/3 ).Somut olayda ise, boşanma davası açılmaksızın tedbir nafakası isteminde bulunulmuştur.
Ayrıca açılmış işbu davada, nafaka miktarı kamu düzenine ilişkin bir husus olmayıp, hakimin takdir yetkisinin bulunması da anlaşma ile nafaka miktarını belirlemelerine engel değildir. Ayrıca davacının anlaşmaya rağmen bu davayı açıp sürdürmesinde de hukuki yararı vardır. Nitekim davalının kabulünde olan nafakayı ödememesi halinde, elinde mahkemece ilam bulunmayan davacının alacağını tahsil etme imkanı olmayacaktır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/8214, K. 2012/13203, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama