KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/8254 E., 2012/12725 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1710 TL için icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITA YK ARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının, müvekkili davacı siteye ait ortak gider alacağı olan 1700 TL’yi ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında 1700 TL’lik icra takibi yapıldığı ileri sürülerek itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacı ... Sitesi Yönetim Kurulu Başkanlığının tüzel kişiliğinin bulunmadığını bu nedenle de taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce geri çevirme kararı üzerine celbedilen dava konusu sitenin tapu kaydına göre site çok parsel (70 parsel) üzerinde kurulmuş ve bağımsız bölümlerde kat irtifakı tesis edilmiştir.
Dava, aynı site içinde yer almakla birlikte birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan bağımsız bölüm için davacı site tarafından yapılan ortak gider alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Ayrı ayrı parseller üzerinde kat mülkiyeti kurulmasına yasal olanak bulunmadığı için uyuşmazlığa kat mülkiyeti kanunu hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel hükümler dairesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Site birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğundan, davada kat mülkiyeti hükümleri tatbik edilemez ise de.
Ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal gelişme ile nüfus artışının doğurduğu işyeri ve konut ihtiyacının karşılanması amacıyla kooperatifler eliyle inşa edilen toplu yapıların kullanıma başlandığı bilinen bir gerçektir.
Bu nitelikteki toplu yapılaşmalarda maliklerin ortak kullanımına ayrılmış tesis ve alanlarda ısıtma, aydınlatma, temizlik yapılması ve bu yerlerin bir disiplin içinde bakılıp, onarılması, sonucu itibariyle yönetilmesi ve yönetim giderlerini karşılaması gerekmektedir. Bu tür yapıların yönetimiyle ilgili uyuşmazlıklarda Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanunun toplu mülkiyete ilişkin hükümleri veya Kooperatifler Kanununun uygulanması mümkün değildir.
O nedenle, özellikle yönetim ve davada taraf olabilme ehliyeti yönünden doğan yasal boşluğun doldurulmaması tüm maliklerin birlikte dava açabileceğinin veya masrafı yapan kişinin diğer maliklere karşı rücu davası açabileceğinin kabul edilmesi uyuşmazlıkları çözümsüzlüğe terk etme sonucunu doğurur.
Bu durum karşısında benzer kurum ve kuruluşlar için yasalarımızda öngörülen düzenlemelerden örnekleme yoluyla yararlanarak hak ve adalete, usul ve dava ekonomisine uygun, toplu yapı içinde sosyal barışı sağlayıcı bir çözüm bulunması gerektiğinde duraksamamalıdır.Bu şekilde oluşturulan yönetimin sözleşmeden kaynaklanan yetkileri malikler adına temsilci sıfatıyla kullanabilmeleri için açıklanan sebeplerle tüzel kişiliğinin oluşması da gerekmez.
Böyle olunca da davacının talep ettiği ortak giderleri yönünden davalının sözleşmeden kaynaklanan temsil görevi dahilinde davada taraf ehliyetinin bulunduğu benimsenerek işin esasına girilip bir karar verilmesi en uygun çözüm olacaktır.
Yine dava konusu sitedeki bir kısım parsellerin yönetim planlarında da yöneticinin kat maliklerine karşı dava açabileceği ve icra takibi yapabileceği, siteyi bu konuda temsil edebileceğine ilişkin hükümler de mevcuttur.Bu nedenlerle, davacı yönetim taraf ehliyetine sahiptir. Nitekim HGK.nın 2008/3 - 531 Esas 2008/531 Karar sayılı ilamı ve dairemizin 2007/19078 E. - 2007/18095 K. sayılı ilamı aynı yöndedir. Mahkemece, davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/8254, K. 2012/12725, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama