KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/8549 E., 2012/12601 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesi ile; davalı eski eşinin bir işte çalışması ve fiilen evliymiş gibi biriyle ilişkisinin olması nedeniyle boşanma ilamıyla davalı eski eşine bağlanan aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasının ve müşterek çocuk ...'a bağlanan aylık 300 TL iştirak nafakasının kaldırılmasını aksi takdirde nafakaların aylık 250 TL'ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... davaya cevap vererek asgari ücretle sadece yaz aylarında çalıştığını, bir erkek arkadaşı olduğunu ancak seviyeli bir ilişkisinin olduğunu, fiilen beraber yaşama gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; müşterek çocuk Sedat lehine bağlanan iştirak nafakasının kaldırılması talebi reddedilerek davalı kadına bağlanan yoksulluk nafakasının davalının tüm yıl asgari ücret düzeyinde geliri olduğu gerekçesiyle yoksulluk nafakasının kaldırılması yönünde hüküm tesis etmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.Mahkemece de kabul edildiği gibi davalının bir başkasıyla evliymiş gibi yaşamadığı anlaşıldığından bu gerekçeyle nafakanın kaldırılmasında bir isabetsizlik yoktur.Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
HGK'nun 07.10.1988 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık,ulaşım,kültür(eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.Yapılan sosyal ekonomik durum araştırması neticesinde davalı ...'ün apart bir otelde muhasebeci olarak çalıştığı, asgari ücret seviyesinde maaş aldığı, dayısına ait evde kira vermeden ilkokul 5. sınıf öğrencisi çocuğuyla beraber yaşadığı, davacının çalışmadığı, adına kayıtlı 2 daire ve 1 dükkanın bulunduğu, 2.700 TL civarında kira gelirinin olduğu,
kira vermeden annesiyle birlikte ikamet ettiği anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, davalının aldığı asgari ücret seviyesindeki maaşın davalıyı yoksulluktan kurtarmayacağı gözetilerek ve davacının nafakanın kaldırılması talebinin içinde (çoğu isteyen azı da ister) nafakanın indirilmesininde bulunacağı dikkate alınarak TMK 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi uyarınca bir karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/8549, K. 2012/12601, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama