KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/8556 E., 2012/12520 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.625,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla müvekilinden 15.04.2004 tarihinde ve devamında toplam 3.625,00 TL haksız tahsil edilen paraların yasal faizleri ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, olmadığı takdirde davanın esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin bulunduğundan dolayı, öncelikle zamanaşımı sorununun bu doğrultuda çözümlenmesi gerekmektedir.
BK mad. 66’ya göre iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra nedensiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. Bir yıllık sürenin başlaması için, iade alacaklısının kendisi aleyhine zenginleşen kişiyi ve zenginleşmenin kapsamını (nedensiz olarak uğranılan malvarlığı azalmasını) bilmesi aranmalıdır. Ancak kısmi dava alacağın kalan kısmı için zamanaşımını kesmez.
O halde davacının haksız olduğunu iddia ettiği ödemesinin 15.04.2004 tarihinde olduğu, bir yıllık zamanaşımı süresinin davacının (zarar görenin) malvarlığındaki eksilmeye yol açan eylem ve işlemin haksız olduğuna kesin olarak kani bulunduğu ve malvarlığındaki eksilmenin miktarını tam olarak öğrendiği kısmi davadaki 23.1.2008 tarihli bilirkişi raporu ile başladığı ve o tarihten itibaren başlayan zamanaşımının dava tarihi olan 11.5.2010 tarihinde dolduğu kabul edilerek, davanın zamanaşımından reddine karar vermek gerekirken, kısmi davanın kesinleşme tarihinden başlatılarak zamanaşımı definin reddi ile davanın esastan kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/8556, K. 2012/12520, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama