İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/9235 K.2012/19911

Asıl davada 78.000 TL, birleşen davada ise 15.000 TL olmak üzere toplam 93.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin…

Esas2012/9235Karar2012/19911Tarih26 Eylül 2012Okuma4 dk · 820 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/9235 E., 2012/19911 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

820 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Asıl davada 78.000 TL, birleşen davada ise 15.000 TL olmak üzere toplam 93.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı ... ve vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Gelen davacı ile vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin karara bağlanması için belirlenen güne dosyanın bırakılması uygun görüldü.Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde; tarafların anneleri olan ...’in 14.10.2010 tarihinde öldüğünü, bunun üzerine davalının ölünceye kadar bakma akdine dayalı olarak annelerinin paydaşı bulunduğu 63 adet taşınmazın tapularının iptali ve adına tescili istemi ile dava açtığını, ancak bu akdin muvazaalı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle müvekkilinin karşılık dava açarak miras payı yönünden iptal isteminde bulunduğunu, yapılan yargılama neticesinde taşınmazların müvekkili ile davalı adına tesciline karar verildiğini, ancak davalının, müvekkilinin taşınmazlardan istifadesine engel olduğunu ileri sürerek;

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2000 ila 2008 yılları arasındaki dönem için 78.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili, birleşen 2010/50 esas sayılı davada ise; engellemenin devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2009 ile 2010 yıllarına ait 15.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili.

1 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, diğer taraftan babalarının mirasının taraflar ile dava dışı kardeşler arasında taksim edildiğini, anneleri Şerife’nin bu taksime rıza gösterip pay talep etmediği gibi kendine ait taşınmazları da dört çocuğuna taksim ettiğini, buna göre davacının taksim nedeniyle kendisine düşen taşınmazları kullandığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacı tarafın asıl ve birleşen dava dosyalarına sunmuş olduğu dilekçelerde paydaşlar arasında rızai taksim yapıldığını bildirdiği, bu halde ecrimisile haksız ve kötü niyetli kullanım halinde hükmedileceğinden rızai taksimi kabul eden davacının davasının ahde vefa ve TMK. nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden;

tarafların mirasbırakanları olan baba ... ile anne ...’in davaya konu taşınmazlarda üst soylarının ölümü ile paydaş konumuna geldikleri, baba ...’ün 02.07.1995 tarihinde ölmesi üzerine tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenen rızai taksim sözleşmesine göre anne ...’ye de pay verildiği, daha sonra anne ...’nin gerek üst soyundan gerekse kocası ...’den miras yoluyla gelen paylarının bir bölümünü 20.04.2000 tarihinde düzenlediği ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya verdiği, bu sözleşme nedeni ile taraflar arasında ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2001/205 E. sayılı dava sonucunda anne ...’ye ait payların ¼ ünün davacı, ¾ ünün ise davalı adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.TMK. Mad. 693’e göre. “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.”. Buna göre, her paydaşın, paylı mülkiyet konusu şeyin tamamı (veya bir kısmı) üzerinde yararlanma hakkı bulunmaktadır.

Bu hak, ne mekân (yer), ne de zaman itibariyle sınırlandırılmıştır. Fakat paydaşlar, yasanın yalnızca her paydaşın kullanma ölçüsünü belirtmesi nedeniyle bu hususta değişik düzenlemeler getirebilirler.

Bu nedenle, taşınmazın kullanma biçimi; tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş ve uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse, kayıtla paylı, eylemsel olarak bağımsız bu oluşumun, tapuda yapılacak resmi taksime ve şüyuun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde imar uygulaması yapılmasına kadar korunması ahde vefa kuralının yanında Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralının da bir gereğidir.

Açıktır ki, söz konusu yararlanma, ancak, diğer paydaşların haklarına saygı gösterildiği oranda hukuksal himaye görecektir. Nitekim anılan yasa maddesi de, yararlanma hakkının, “diğer paydaşların hakları ile bağdaştığı ölçüde” mevcut bulunduğunu kesin bir biçimde belirtmiştir.Paya uyan bir belirtme ve sınırlama olmadığı takdirde, her paydaşın, öbürlerine zarar vermemesi kaydıyla taşınmazı kullanma hakkı vardır.

Bu hakkın ölçüsü ise, her somut olayda durumun özelliğini göz önünde tutarak araştırılmak gerekir.Paylı malı, diğer paydaşların hakları ile bağdaşmayan bir biçimde kullanan paydaşlar ise, kullanmayan paydaşın haklarını, onun payı oranında ödemekle yükümlüdür.Somut olayda; davacı, annesi ...’ye ait olan taşınmazların davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek ecrimisil talep etmektedir.

Yukarıda açıklandığı üzere, anne ... taşınmazlarının büyük bölümünü ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devretmiş ve bu nedenle görülen dava neticesinde taraflar taşınmazlarda paydaş haline gelmişlerdir. Geriye kalan taşınmazlarda ise aralarındaki sorunlar nedeniyle mirasçıların bir taksime yanaşmadıkları açıktır.

Buna göre mahkemece; davaya konu edilen taşınmazlardan davalının kullanımında olanlar saptandıktan sonra bilirkişilerden davacı tarafın talep edebileceği ecrimisilin belirlenmesine yönelik rapor alınması ve ortaya çıkacak sonuca göre asıl ve birleşen davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken; bu yön gözardı edilerek,

yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/9235, K. 2012/19911, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9235
Karar No
2012/19911
Tarih
26 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/9236 K.2012/12184
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9236 K.2012/8545
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/9236 K.2012/9679
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/9237 K.2012/9766
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/9237 K.2012/10987
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9237 K.2012/8546

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.