KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/11375 E., 2013/14783 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit ve istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Davacının temyiz itirazları yönünden,
Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK.nun 433.maddesinde öngörülen on günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Davacı, abonelikten kaynaklanan elektrik borcunun tahsili amacıyla davalı tarafından aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz süresinin geçmesi nedeniyle takibe konu borca karşılık 10.583 TL’nin kendisinden haksız olarak tahsil edildiğini öne sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.785,72 TL’nin istirdadına karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacının ödemesi gereken asıl alacak, gecikme zammı ve kdv den oluşan borcu hesaplanmış ise de, davacının takipten sonraki dönem için ödemesi gereken faiz ve ferilerine ilişkin icra masrafları hesaplanmamış, bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, bilirkişiden takipten sonraki dönem için ödemesi gereken faiz ve ferilerine ilişkin icra masraflarının da hesaplanması konusunda ek rapor alınması, davacının ödemesi gereken alacak miktarının bu şekilde yeniden hesaplatılması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/11375, K. 2013/14783, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama