KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/14113 E., 2013/14729 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 24.01.2001 tarihinde satış senedi düzenleyerek ... İlçesi...Köyü Köprü Mevkiinde bulunan doğusu ve kuzeyi ..., güneyinde ..., batısı köy yolu olarak 3.000 m²'lik taşınmazın kendisine satıldığını, davalının başkasına ait yeri kendisine satmış olduğunu ve kadastro geçince asıl sahibi adına kaydedildiğini, Kadastro Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini belirterek, taşınmazın bugünkü değeri olan 50.000 TL'nin davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, yargılamada davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece;... Köyünde bulunan 168 ada, 69 ve 70 parseldeki taşınmazların kadastro tespitinden önce hak sahibi olmayan davalı tarafından davcıya satıldığı ancak, kadastro çalışmalarında gerçek hak sahipleri olan dava dışı kişiler adına tespit ve tescil edildikleri gerekçe gösterilerek, 13.667,90 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmektedir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan satış senedi 24.01.2001 tarihinde tanzim edilmiştir. Kadastro tespitinin 2005 tarihinde yapılmış olmasına göre; satış senedinde belirtilen 3.000 m² yerin hangi parsele tekabül ettiği belirlenmek ve davacı adına tespit ve tescil gören 98 nolu parselin taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu edilen yer olup olmadığı, 69 ve 70 nolu parsellerin yüzölçümü ve satışa konu edilen miktarda gözönüne alınmak suretiyle, satışa konu taşınmazın hangi parselleri kapsadığı bilirkişi incelemesi ile belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekir.
Mahkemece, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/14113, K. 2013/14729, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama