KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/14485 E., 2013/16514 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının evin ihtiyaçlarını karşılamadığını, şans oyunlarına para harcadığını belirterek, 450 TL tedbir nafakası takdir edilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır .
Mahkemece; iddiaların tanık delili ile desteklenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Dava, tedbir nafakası talebine ilişkindir.
TMK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK Md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması veya davacının çalışması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ortak giderlere ( elektrik, su, telefon, kira, yakıt parası vs.) katılma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz. Bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Davacı kadının gelirinin bulunması ona tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir ....
Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korunması gerektiğini gözetmelidir.
Somut olayda; davalı ve davacı ayrı evlerde yaşamaktadır. Kadının yararına olarak 6284 sayılı yasaya göre koruma kararı da verilmiştir. Bu durumda tanık beyanlarının alınmasına gerek kalmaksızın davacının ayrı yaşamada haklı olduğu kanıtlanmıştır.
Davacı annesinin yanında olan ortak çocuğun giderlerine davalı babasının katılması zorunlu olduğundan, çocuk yönünden ayrı yaşamada haklılık olgusunun aranması mümkün olmadığından çocuk için istenilen tedbir nafakası talebinin reddi de isabetli bulunmamıştır.
Davacı ve çocuk lehine "hakkaniyet" ölçüsünde bir miktar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, delilerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin reddi doğru görülmemiştir.
....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/14485, K. 2013/16514, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama